ecotopianetwork

Yapı, eylem ve etkileri açısından Greenpeace ve Earth First!

n1167656498_30027798_1477

Dieter RUCHT / Çev: Ossi

Aşağıdaki makale Amargi’de iki bölüm halinde yayınlanacaktır.(2) Politika/ahlak üzerine süren tartışmamızda bu yazı kurumsallaşma ve eylem biçimleri boyutunda ilginç bir katkı. Özelde ise ülkemizde pek sevilen Greenpeace’e dair bu denli ayrıntılı bilgi ve Eart First!’ü, anarşist bir bakış açısına sahip olmayan bir yazarın gözüyle okumak, zihin açıcı olacaktır. (ç.n.)

Politik karar mekanizmalarına yasal yoldan etkime araçları sunan demokrasilerde de, planlı hukuk ihlalleri bazı eylem gruplarının repertuarlarında önemli yer tutar. Planlı hukuk ihlalinden burada kastedilen; yasallığın ötesinde veya en azından sınır bölgesinde yer alan ama boyutlarıyla, simgesel veya argümantatif mesajlarıyla meşruiyet iddiasında olan eylem biçimleri. Bu kasıtla hareket eden eylemciler bu yüzden kör bir aksiyonizmden ve çiğ şiddetten kaçınırlar. Sivil itaatsizlik, planlı hukuk ihlalinin belli ön koşullar sağlandığında işleyen özel bir biçimidir.(3) O, yasaların üstünde duran meşruiyetiyle bir “kalite damgası”na gereksinim duyar. Eylem biçimi bu damgayı kendisi taşımaz, ancak motiflerin ve öznel koşulların somut durumlarda olumlanmasıyla edinir.(4) Sivil itaatsizlik olarak adlandırılmaya çalışılan her şey bu etiketi taşımayı hak etmez. Ve sivil itaatsizliğin ön koşullarını olgusal olarak yerine getiren her durumda da bu etiket aranmaz. Şiddet aşamasına erişmeyen, planlı hukuk ihlali yoluyla gerçekleştirilen protesto politikasının eski bir geleneği vardır. 19. yüzyıl makina kırıcılarının eylemlerini veya Victoria Dönemi süfrajetlerini anımsamak yeterli. Son on yıllarda sosyal hareketlerin yükselmesi ve istikrar kazanması birçok ülkede planlı hukuk ihlallerinin yeni bir dalgasına yol açtı. Öyle ki bu ihlaller politik çatışkı kültürünün bir parçası haline gelmiş durumda. Bir yandan da bu eylem biçimleri, kamuoyu algısında sıradanlaşıyor ve başlangıçtaki çekiciliğini, vuruculuğunu yitiriyor.

Yeni dönem sosyal hareketlerin geneli ve özelde ekoloji hareketi içinde planlı hukuk ihlallerini temelden reddeden gruplar var. Bunların yanısıra bu çeşit eylemlere sadece ender durumlarda başvuran gruplar da sözkonusu. En sonu ise planlı hukuk ihlallerini veya sivil itaatsizliği, günlük rutin içinde uygulamasa da, varoluşunun doğal gereği olarak kabul eden gruplar var.

Protestocu grupların yapılanmaları büyük farklılıklar gösteriyor. Analitik olarak bakarsak iki uçtan sözedebiliriz. Biri “şirket modeli”, diğeri “taban modeli”.(5) Planlı hukuk ihlallerini yapılarının belirleyici bir özelliği sayan gruplar içinde taban modelini temsilen Almanya’da “Şiddetten Arınmış Eylem Grupları Federasyonu”nu (FöGA)(6) ve “Robin Wood”u(7), ABD’de de doğa korumacı şebeke “Earth First!”ü sayabiliriz. Şirket modelini temsilen ise artık dünya çapında örgütlü bulunan “Greenpeace” iyi bir örnektir.

(1) Bu makale Temel Haklar ve Demokrasi Komitesi’nin ZIVILER UNGEHORSAM (Sivil İtaatsizlik) adlı kitabından alınmıştır.
(2) Bkz. Amargi, sayı 12, Mayıs 1994, syf. 10 ve sayı 13, Temmuz-Ağustos 1994, syf. 11. Elinizdeki metnin dilini altı yıl aradan sonra yeniden gözden geçirdim ve çeviriyi bir kez daha dolaşıma soktum. Makaledeki bilgiler artık çok aktüel olmasalar da, makalenin bir bütün olarak hala ilginç ve yayınlanmaya/tartışılmaya değer olduğunu düşünüyorum. (ç.n.)
(3) Bkz.: Temel kriterler için Rawls (1971); sivil itaatsizliğin kamuoyu ve hukuki bağlamdaki kullanımındaki sorunsallara dair Frankenberg (1984); bu eylem biçiminin protest politikasının bir aracı olma bağlamındaki olanakları ve sınırları için Rucht (1984).
(4) Burada savunulan davanın taşıdığı ağırlık, sunulan argümanların ve eylemlerin inandırıcılığı, diğer savaşım araçlarının tüketilmiş olması ve eylemin doğuracağı sonuçların eylemcilerce üstlenilmesi gibi kriterler belirleyici rol oynuyor.
(5) “Graswurzelmodell”, sözlük çevirisi “otkökü modeli”, ç.n.
(6) 1969’da Almanya’da oluşan “Şiddetten Arınmış Eylem Grupları” nicelik bakımından marjinal bir konumdalar (genelde sayıları birkaç düzinedir ama barış hareketinin zirvede olduğu 80’lerin ortasında bini aştığı da oluyordu). Buna rağmen sivil itaatsizliğin yaygınlaşmasında katkıları çok büyük. Bu grupların arasında önceleri enformatik bir bağ varken, 1980’de gevşek bir federasyon oluşturdular. Bu gruplar 1973’ten bu yana düzenli bir yayın organına sahip: “Graswurzelrevolution” (“Otkökü devrimi” ya da “taban devrimi”, ç.n.)
(7) Hood değil, Wood, ç.n.

Devami icin:
http://www.savaskarsitlari.org/arsiv.asp?ArsivTipID=6&ArsivAnaID=1374&SayfaNo=1

October 13, 2009 - Posted by | eko-savunma, ekoloji, isyan

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: