ecotopianetwork

EKOKÖY YAŞAMININ 15 TEMEL UNSURU

600px-The_Feeling_Thinking_1

EKOKÖY YAŞAMI

1. EKOLOJİK UNSURLAR
1.1. Sürdürülebilir tarım, Ekoköy Tasarımı
1.2. Kırsallık, Biyolojik Çeşitlilik, Dünyanın İyileştirilmesi
1.3. Yerel Organik Gıda Üretimi ve Dağıtımı
1.4. Ekolojik Yapılar, Yenilenebilir Enerji, Yerel Suların Korunumu
1.5. Yeşil İş Hayatı, Yaşam Döngüleri Analizi

2. SOSYAL, EKONOMİK UNSURLAR
2.1. Eğitim ve İletişim, Yaşamak ve Öğrenmek
2.2. Sağlıklı Yaşam Tarzı, Koruyucu Sağlık, Tamamlayıcı
İlaçlar
2.3. Toplum Yapılanması, Karar Alma, Çatışma Yönetimi
2.4. Çağdaşlaştırılmış Refah Düzeni
2.5. Çocukların ve Yetişkinlerin Bakımı, Engellilerin Entegrasyonu
2.6. Yerelleştirilmiş Ekonomi, Bütünleyici Para Birimi

3. KÜLTÜREL, RUHSAL UNSURLAR
3.1. Yaratıcılık, Kişiliğin Açığa Çıkarılması
3.2. Ruhsallık, İlahiyat, Doğa ile Bütünleşmek
3.3. Hayatı Kutlamak, Kültürleri Onurlandırmak, Doğal Döngüler
3.4. Doğa Yasaları, Bilim ve Felsefe
3.5. Yerelleştirme, Biyolojik Alanlar, Küreselleşmeye Karşı Direnç

EKOKÖY NEDİR?

Ekoköy bir yaşam biçimi oluşturur. Ekoköy kavramı; evrendeki her şeyin, yaratılmış tüm birimlerin birbirleri ile etkileşim içinde olduğunu, düşüncelerimizle ve davranışlarımızla çevremize etkide bulunduğumuzu temel alan derin bir anlayış üzerine kurulmuştur.

Ekoköyler; kendi içlerinde ahenk içinde yaşarken, yaşadığımız dünya ile ve evrendeki canlı/cansız tüm oluşumlar ile de uyum içinde sürdürülebilir bir yaşam biçimi oluşturmaya öncülük eden insan topluluklarıdır. Destekleyici sosyal-kültürel bir çevre oluşturmayı amaç edinmişlerdir. Yeni bir sosyal yapı olarak ekoköyler, günümüzün ikilemi olan kentselleştirilmiş kırsal yaşamın çok ötesine geçer. 21. yüzyıldaki insan yerleşiminin planlanabilmesi, yeniden organize edilebilmesi ve geniş çaplı olarak uygulanabilecek yeni bir model yaratılmasını teşkil eder.
Günümüzün parçalanmaya devam eden sosyokültürel yapılarının geriye döndürülmesi ve çevresel yıkıcı girişimlere maruz kalmış olan gezegenimizin iyileştirilmesi ihtiyacı; ekoköylerin ve bir amaç etrafında bir araya gelmiş toplulukların oluşmasını motive etmiştir. Ekoköy kavramının altında bir kişinin kendi hayatının sorumluluğunu üstlenmesi ana fikri yatar. Bir gelecek yaratmak; organize canavarlar tarafından hükmedilen ‘Mekanik’ dünyanın tüketilmiş enerjilerine karşıt olarak, birey için ve doğa için sürekli üreten ve sonsuza kadar sürdürülebilir bir gelecek yaratmak. Çocuklarımıza miras bırakabileceğimiz, onların çocuklarına da devir edebilecekleri, dengeli ve sağlıklı bireyler olarak yetişecekleri bir gelecek yaratmak.
Ekoköy bir yaşam biçimi oluşturur. Ekoköy kavramı; evrendeki her şeyin, yaratılmış tüm birimlerin birbirleri ile etkileşim içinde olduğunu, düşüncelerimizle ve davranışlarımızla çevremize etkide bulunduğumuzu temel alan derin bir anlayış üzerine kurulmuştur. Bu felsefeye dayanarak, ekoköyler aşağıdaki üç ana unsur üzerine inşa edilirler;

• EKOLOJİ
• SOSYAL TOPLUM
• KÜLTÜR ve RUHSALLIK

Günümüzde çok sayıda ve farklı yapılarda ekoköyler bulunmaktadır. Her biri kendi gelişim seviyelerine ulaşarak kendi öncülerinin yaratıcılıklarını ve ilhamlarını sergilemektedirler. Yirmi yıldır varlıklarını sürdüren bazı ekoköylerde sürdürülebilir yaşam çok güzel bir şekilde deneyimlenirken bir çok yeni oluşum da ortaya çıkmaktadır. Geçmişteki bir çok ekoköy marjinal ve idealist yerleşimler olarak görülmekteydi. Bizler artık yavaş yavaş, ekoköy prensiplerinin uyarlandığı, yaşam tarzlarının ve beklentilerinin akışına göre biçimlendirilmiş, değişik özgeçmişlere sahip, değişik meslek gruplarından ve yaşlardan insanların birlikte yaşadığı, ortak paylaşımlı veya özel mülkiyetli, kiralık veya satılık evlerin, içlerinde ortak kullanım alanlarını veya özel bahçeleri barındıran yeni bir ekoköy ekolü macerasına tanıklık etmekteyiz. Bu ekoköyler; sosyal kompozisyondaki ve insanların kişisel odaklanmalarındaki, diğer yandan da onların topluluğa katılım derecelerindeki farklılaşmalara izin vererek ekoköy akımının gidişatını bizlere yansıtırlar.
Aşağıdaki bölümde ekoköylerin üç ana unsuru üzerinde durulacaktır. Bu unsurlar aynı zamanda, aile yaşantımız, komşuluk ilişkilerimiz veya değişik organizasyonlar gibi farklı yaşam biçimlerinin daha fazla sürdürülebilir olarak inşa edilmesine de yardımcı olabilirler.

EKOKÖYLERİN EKOLOJİK BOYUTU
Ekoköylerin ekolojik boyutu esas olarak toprak, su, rüzgar, bitkiler ve hayvanlar gibi insanların yaşadıkları dünya ile bağlantıları üzerinde durur. Enerji Korunumu ve atık geri dönüşümünden başlayıp, çevreye karşı daha duyarlı, daha az etkileyici bir yaşama adanmaya, köy tabanlı enerji sistemleri entegrasyonuna, su şartlandırma bitkilerine, dünyanın restorasyonuna, sürdürülebilir tarıma ve ekolojik binalara kadar uzanan bir vizyonu açıkça ifade eder.
Ekolojinin anlamı;
• Mümkün olduğunca ekoköy topluluğunun biyolojik alanları içerisinde organik gıdaların yetiştirilmesi,
• Doğal ve yerel malzemelerin kullanıldığı, yerel mimari geleneklerinin uygulandığı yaşam alanları yaratmak,
• Köysel tabanlı yenilenebilir entegre enerji sistemleri kullanmak,
• Ekolojik iş dünyası prensipleri (yerel yeşil iş),
• Ekoköylerde kullanılan ürünlerin yaşam döngülerine sosyal / ruhsal ve ekolojik bakış açısı ile yaklaşarak değer vermek.
• Elverişli enerji ve atık yönetimi uygulayarak suyun, havanın ve toprağın temiz kalmasını sağlamak
• Biyolojik çeşitliliği korumak ve teşvik etmek, kırsal alanları korumak

EKOKÖYLERİN SOSYAL BOYUTU
Ekoköylerin sosyal yönü; insanların birlikte daha fazla zaman geçirme arzusunu, bireylerin hem kişisel olarak hem de grubun bir parçası olarak gelişimlerini destekleyen bir ortam yaratılmasını kapsar. Ekoköyler herkesin kendini yetkilendirilmiş hissedebileceği kadar küçük bir ortamdır. Batı dünyasında, endüstriyel meselelerin, aşırı haberleşme ve devasa politik planların sağır eden gürültüleri arasında bireyin sesi genellikle duyulamaz. Bir ekoköyde bu ses son derece güçlü ve nettir. İnsanlar, kendi yaşamlarını ve şeffaf bir şekilde izleyebildiği toplumunu etkileyecek tüm kararlara katılabilirler. Ekoköyler çocuklar için, bahçecilik ve inşaat gibi günlük uğraşlara dahil olabilecekleri sevgi dolu bir ortam sağlar. Böylece çocuklar kendilerine değişik yetiler kazandıran tecrübeler edinirler. Toplumun sorumluluk sahibi bir üyesi olarak hareket etmek kendilerinin bütün içindeki konumlarını hatırlamalarını sağlar. Genellikle ekoköyler insanların kişisel özgürlükleri ile başkalarına karşı sorumlulukları arasında bir denge oluşturmalarını teşvik eder. Özgür ve amaca yönelik oluşumları yaratabilmeyi, kendi ihtiyaçları ile olduğu kadar yaşadıkları toplumun ihtiyaçları ile de buluşabilmeyi öğrenmelerine imkan tanır.
Toplumun anlamı;
• Diğer insanların farkında olmak ve onlarla ilişki içinde olmak
• Ortak kaynakları paylaşmak ve karşılıklı yardımlaşmak
• Doğru kararlar almayı ve çatışmaları çözmeyi öğrenmek
• Ruhsal ve koruyucu sağlık uygulamalarına önem vermek
• Topluluğun tüm üyelerine anlamlı işler ve tatmin sağlamak
• Çocuklara, yetişkinlere ve marjinal gruplara bütünleşik bir yaşam sağlanmasına izin vermek
• Ömür boyu sürecek bir eğitimin gelişimine yardımcı olmak
• Farklılıklara saygı göstererek birliği, bütünlüğü yüreklendirmek
• Kültürlerin ifade edilmesini teşvik etmek
• Yeşil ekonomiyi uygulamak

Ekonomik Sonuçlar
Bir ekoköyün ekonomik kurgusu, finansal ihtiyaçları azaltarak yaşam standardında bir kayma yaratacak sosyal ve aile hayatını destekleyici bir yapı oluşturacak şekilde tasarlanır. Birey, daha az kazanmak pahasına da olsa işini evine yakınlaştırarak ulaşım zamanını kısaltır ve dışarıda harcanan iş saatleri azaltılır. Böylece sosyal hayatla ve aile ile ilgilenebilecek zamanın çoğalmasına ve yerel işlerin kurulabilmesine imkan yaratılır. Bu kurgu genellikle gönüllü olarak basitleştirilmiş bir hayat biçimine uyum sağlamaya, iş hayatı ile özel hayatın bütünleştirilmesine ve topluluk içinde gelir getirici işlerin yaratılmasına yol açar. Yerel gıda ve enerji üretimi sayesinde elde edilmeye başlayan kendine yetebilme, topluluk içindeki güçlü iletişim ile birleştiği zaman bireylerin ve grupların güvence duygularını arttırır, ekonomi anlayışlarını değiştirebilme cesareti getirir. Bir çok durumda alternatif ekonomik sistemlerin yaratılması ekoköyün küresel sistemden daha bağımsız ve daha dayanıklı hale gelmesini sağlar. Alternatif ekonomiler genellikle hediye verme ve değiş tokuş prensiplerine dayanır. Bu nedenle sosyal parametrelerle ve değerlerle orantılıdır.
Ekonomik prensipler ekoköyleri aşağıdaki şekilde destekler;
• Tamamlayıcı para birimleri (LETS sistemleri, arkadaşça jestler, ekoköy para birimi)
• Alternatif bankalar
• Gönüllü olarak basitleştirilmiş yaşantı
• Yerel gelir kaynakları üretici aktiviteler ( danışmanlık, yeşil işler)
• Yaygınlaştırılmış günlük ekonomi (ortak kullanılan yemekler, hizmetler)

EKOKÖYLERİN KÜLTÜREL/RUHSAL BOYUTU
Kültürel ve ruhani prensipleri bir araya getirdiğimizde, bir çok manevi amaçlı ekoköyün günlük hayatında dünyadaki geleneksel kültürlerin yeniden canlandırıldığı görülür. Dünyamız ile ve onun üzerindeki tüm oluşumlar ile ahenk içinde yaşadığımız yaşam biçimine geri döndürülüşümüz yankılanır. Ekoköyler doğal dünya ile bir olma duygusunu vücuda getirir. Bizleri, insan yaşamının ve dünyanın sonsuz evrenin bir parçası olduğunu hatırlamamıza teşvik eder. Bazı ekoköyler açıkça tanımlanmış bir ruhani yol seçerken çoğu da böyle bir ruhani yol benimsemezler. Bununla birlikte, doğal döngüleri anlamaya çalışmak, dünya üzerindeki yaşantılara saygı göstermek ve bu sayede insanlığın doğa ve evren ile bağlılığını anlatan yeni kültürel ifadeler yaratmak mümkün olabilir.
Kültür ve ruhsallık;
• Törenler ve kutlamalar yoluyla doğal döngüler ile bütünleşmemizi ve onlardan haz alma duygumuzu geliştirmemizi sağlar. (Hasat festivalleri, maypole, midsummer vb.)
• Evrenle olan ilişkimizi ve birliğin ifadesi olarak sanatı ve yaratıcılığı vurgular.
• Küresel var oluşa ruhani bakışımızın ifadesidir.
• Bir çok açıdan ruhsallık ifadesine saygı gösterir.
• Değişik kültürlerin ifade edilmesine saygı gösterir.
• Ruhsal pratikleri bir araya getirmeye ve bireysel gelişime yardım eder.

Geleneksel Köyler: Kuzey yarıküresindeki ekoköyler genellikle, seçtikleri ana unsurları esas alarak, eskiyi yeniden inşa etmek için uğraşırlar. Güney kürede nüfusun yüzde 50 ile 75 ‘i hala köylerde yaşamakta ve kendi kendilerine yetecek şekilde tarımla uğraşmaktadırlar. Çiftçiler her geçen çok kültürlülükten, tek kültürlülüğe geçişe zorlanmaktadırlar.
Ekoköy kavramı, güney yarıkürede, kültür göçü ve tek kültürlülük sağlar. Sri Lanka, Hindistan, Senegal’de olduğu gibi, ekoköy ağları ve hükümetler; ekoköy prensiplerini yapısal köy gelenekleri ile birleştirerek, insanların temel ihtiyaçlarını karşılayacak, aynı zamanda da daha çağdaş ihtiyaçlara ve pazar taleplerine cevap verebilecek, köy temelli sürdürülebilir bir gelişimi başarmaya çalışıyorlar.

EKOKÖY TASARIM MODELLERİ

Bir önceki bölümde tanımlanan üç ana unsurun hangilerine daha çok odaklanacağımıza bağlı olarak çok değişik yapılarda ekoköyler tasarlanabilir. Diğer bir deyişle, bir ekoköy inşa edilirken yukarıdaki üç ana unsurdan hangileri insanları daha fazla motive ediyorsa ekoköy tasarımı o yönde şekillenecektir.

Ekolojik Odaklı Ekoköyler:
Çevreyi daha az etkileyen ve genellikle dünyanın iyileştirilmesine önem veren parametreler esas alınarak tasarıma başlanır. Peyzaj üzerinde çalışılarak, sürdürülebilir tarım analizleri yapılarak geleceğin doğayla uyumlu köy modelini oluşturmaya önem verilir. Sürdürülebilir tarım tasarımı yapılırken, güneşin ve rüzgar gücünün açığa çıkarılması, yağmurun biriktirilmesi ve kullanılması, biriktirilmiş su kapasitesi gibi unsurlar üzerinde durulur. Evlerin yerleşimi, mimarisi bu unsurlar ve diğer ekolojik prensipler göz önüne alınarak kararlaştırılır.Gıda üretimi faaliyetleri, enerji üretimi, suyun şartlandırılması, atık yönetimi, yeşil işler ve inşaat süreçleri de bu konular esas alınarak kararlaştırılır.
Crystal Waters, (Avustralya) sürdürülebilir tarıma dayalı ekolojik köylere örnek gösterilebilir. Bu köy geniş çaplı olarak çevreyi korumak ve iyileştirmek esas alınarak kurulmuştur. Kuzey Amerika’daki bir çok köy projeleri de temel prensip olarak sürdürülebilir tarımı esas almıştır. Hertha Munksogaard gibi bazı köyler ise sürdürülebilir tarım ilkeleri ile sosyal ve ruhsal unsurları bir araya getirerek harmanlamışlardır.
Her bir proje tasarlanmadan önce hatırlanması gereken en önemli şey projenin önceliklerini açık ve net olarak tanımlamaktır.

Sosyal Odaklı Ekoköyler:

Ortak kullanım alanlarını merkezlerine yerleştirmiş konut kooperatifleridir. Yaşam alanları birbirine yakın ve bir cadde üzerinde ya da ortak kullanım alanlarının etrafında yerleştirilmiştir. Genellikle evler kümeler halinde bölümlendirilmiş ve her bir küme arasında daha fazla etkileşim ve sosyalleşme hedeflenmiştir. Arabalar için ekoköyün girişinde ortak park yeri tahsis edilmiştir. Evler genellikle bir veya iki kattan daha yüksek değildir. Sosyal odaklı ekoköyler genellikle diğer kavramlar da içine alacak şekilde ama benzer prensipler üzerine inşa edilmektedirler.
Danimarka’daki Hertha, Steiner felsefesinden esin almış, köyün tasarımı yetişkinlerin özürlü gençlerle bütünleşebileceği bir sosyal yapıda kurulmuştur. Tiyatro, toplantı salonları gibi sosyal alanlar ve evler gençlerin yaşadığı yurtların etrafına yerleştirilmiştir. Hertha’da bir biyodinamik çiftlik, bir fırın, bir gümüş atölyesi ve bir Steiner araştırma laboratuarı bulunmaktadır. Hertha aynı zamanda Danimarka Ekoloji Derneğinin de Liasion Ofisidir. Burası bir sosyal yapının köy üzerine olan etkisine ve yaşayanlarına gelir üretmek için oluşturulmuş oldukça iyi çalışan bir ekonomik kurguya örnek gösterilebilir. Bununla beraber Almanya’daki Zegg köyü sosyal deneyimleri ile meşhurdur. Zegg kadınları toplumdaki kadın yaşantısının ruhunu araştımaktadırlar. Bu köy aynı zamanda toplumdaki çocuk yaşantısına da odaklanmıştır. Kardeş köyleri Tamera (Portekiz), sağlık temasına ve barış süreçlerine odaklanmıştır.

Kültürel Odaklı Ekoköyler:
Huehuecoyotl, Mexico’da olduğu gibi köyün merkezine bir tiyatro veya dans, müzik ya da mevsimsel kutlamaları gerçekleştirebilecekleri bir salon inşa etmeyi tercih edebilirler. Güne yarıküredeki geleneksel ekoköylerde, genellikle merkezi bir toplantı alanı mevcuttur. Yetişkinlerin gençlere nasihatlar verdiği, nesilden nesile devam eden hikayelerin anlatıldığı, kutlamaların yapıldığı bir ağaç, bir anıt ya da bir kutlama salonu olabilir. Geleneksel İskandinav köylerinde bir havuzun ya da su kuyusunun yanında, bir kilise, bir toplantı salonu ve bir karşılama alanı bulunur.

Ruhani Odaklı Ekoköyler:
Auroville’de olduğu gibi, köyün merkezinde, her bireyin rahatlıkla ulaşabileceği bir meditasyon salonu bulunabilir. İngiltere’de Peter Dawkins, çeşitli sosyal alanların çakralar yapısında bir peyzaja uygun olarak yerleştirilmesini, yapıların ruhsal ve doğal yasalara bağlı olarak inşa edilmesini öngörmüştü. Yeraltı tapınağı olan Damanhur, üç enerji hattının birbirleri ile kesiştiği çok özel bir dağda yerleştirilmiş, böylece tüm dünya ile daha iyi bir iletişim içinde olacağı düşünülmüştür. Maharishi gibi bazı ruhani gruplar köylerini bir Mandala şeklinde inşa etmeyi düşünmüşlerdir. Bir çok köyün inşasında Vastu Sastra (Hint mimarisi) gelenekleri, Feng Shui veya diğer benzer sistemler göz önünde bulundurulmuştur.

Hangi unsurlara odaklanılırsa odaklanılsın, bir ekoköy kurmaya başlarken doğrular veya yanlışlar yoktur. Bu giriş bölümü sizlere neyin önemli olduğunu düşünmenize yardımcı olabilmek içindir ve dikkatli bir tasarım yapmak uzun vadede sağlıklı gelişim için çok önemlidir. Bir çok köy tasarlanırken bilinen yapılar, planlar, gelişim stratejileri örnek alınmıştır. Bir çok durumda, fikirler ile gerçekler arasındaki farklılıklar orijinal planların gerçekleşmesini zorlaştırmıştır. Bununla birlikte en önemli şey başkalarının deneyimlerinden yararlanmak ve mümkün olduğu kadar fazla akışkan bir süreç yaratabilmektir. Günümüzde sürdürülebilir yaşam kurabilme süreci ile ilgili verimli bir zemin mevcuttur. Eskiden ekoköy kavramı mutlu bir azınlık için marjinal bir hayal olmaktayken, günümüzde ivme kazanmış, dünya çapında çok sayıda insan tarafından benimsenmiştir. Ekoköy ekolünü geliştiriyor, modern ihtiyaçları ve yaşam biçimlerini kaynaştırabilecek, tüm yaşamdaki var oluşumuzu yansıtabilecek, sürdürülebilir bir topuluk modeli yaratıyoruz. Bu her bir parçanın bütünü yansıttığı holografik dünya görüşünün ifadesidir. Böylelikle, ekoköyün mikrokozmik yapısı, makrokozmik dünyayı insanlığın temel ihtiyaçları ve var oluşun yasaları doğrultusunda yeniden şekillenmeye zorluyor.

EKOKÖYLERİN EKOLOJİK BOYUTLARI

1.PERMACULTURE (SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM)

Sürdürülebilir tarım, her geçen gün artan bir şekilde, ekoköylerin, kooperatiflerin, komşulukların ve diğer toplulukların tasarımında temel unsur olarak kullanılmaktadır.
Bill Mollison, sürdürülebilir tarımın babası, bu kavramı şu şekilde tanımlıyor; tarımsal üretkenliği olan, çeşitliliği, kararlılığı ve esnekliği barındıran doğal ekosistemler tasarlanmasının ve bakımının bilinçli olarak planlanmasıdır. Yerküresinin ve insanların ahenk içinde bütünleştirileceği, gıdalarının, enerjilerinin, barınaklarının, maddi ve manevi diğer ihtiyaçlarının karşılanabileceği sürdürülebilir bir yöntemdir. Sürdürülebilir tarım olmadan kararlı bir sosyal düzen sağlamak mümkün değildir. Var oluşumuzun ve çocuklarımızın sorumluluğunu üstlenme kararı, değerlerimiz ve etiklerimiz anlamında son derece faydalı bir tasarımdır.

Permaculture (Sürdürülebilir Tarım) Felsefesi ve Uygulamaları

Jan Martin Bang, İsrail’de, Yeşil Kibbutizm kavramını geliştirdi. Halen Norveç’de Camphill Community’de yaşamaktadır. Kendisi Rolf Jacobsen ve bir mimar ile ekolojik bina tasarımı için Bridge uilding Okulunu kurmuştur.
Permaculture (Sürdürülebilir Tarım) kavramı, Tazmanya’da 1970’lerde, Avustralya’nın küçük yerleşimlerine yardımcı olabilmek için icat edilmişti. O günden bu yana Davis’deki köy evleri, California ve Crystal Waters projelerinde kullanılan dünya çapında bir tasarım modeli haline gelmiştir. 1990’ların başlarında, Ekoköylerin planlanmasında kullanılmaya yeterli hale gelmişti.
Permaculture sürdürülebilir insan yerleşimlerinin tasarımı ile ilgilidir. Yaşam alanının, bölgesel iklim, bitkiler, hayvanlar, toprak, su yönetimi ve insan ihtiyaçları ile bütünleştirilebilmesi konusunda felsefi ve uygulamalı bir yaklaşım getiren hayli karmaşık yapıda ve yüksek verimlilikte bir sistemdir. Permaculture, çevremiz hakkında, kullandığımız kaynaklar hakkında, ve ihtiyaçlarımızı nasıl karşılayacağımız hakkında dikkatlice düşünmek anlamına gelir. Sadece bugünü yaşamak için değil geleceğimizi de korumak için sistemler yaratmayı amaçlar. Permaculture, doğru değerler üzerinde inşa edilmiş doğru bir tasarımdır. Binaların, çiftliklerin, bahçelerin, köylerin planlanması ve iş dünyasında, eğitimsel, endüstriyel, organizasyonel ve sosal tasarımlar için dünya çapında kullanılmaktadır.
Planlama yapılırken, öncelikle kendi içinde SEKTÖR’lere ayrılmış sonra da tekrar VEKTÖR’lere ayrılmış BÖLGE’ler teorisi kullanılır. BÖLGE’leme temel olarak en yoğun olarak kullanılan faaliyetleri evlere en yakın yerlere ve en az kullanılanları ise evlere en uzak alanlara yerleştirmeyi hedefler.
Rosemary Morrow’daki bölge yapısı:

BÖLGE-1: Evler ve gıda bahçeleri
BÖLGE-2: Kapalı sosyal alanlar ve meyve bahçeleri
BÖLGE-3: Daha büyük açık alanlar ve ortak bahçeler
BÖLGE-4: Yedekler, yakıt ormanları, rüzgar siperleri vb.
BÖLGE-5: Yabani hayat koridorları, doğal bitki korunakları

SEKTÖR’ler bu BÖLGE’lerin yöreye özel parçalarıdır. (Örneğin güneşin kuzey yarıküresinde genellikle güneyden geliyor olması, rüzgarın geliş yönü, yangın riskine karşı oluşturulan alanlar)
VEKTÖR’ler, bölgedeki dereler, mevcut ya da planlanan yollar, yabani hayat koridorları, tepeler gibi SEKTÖR’lerin dinamik alt bileşenleridir.
Topluluğun ortak idelojisi öncelikle fiziksel yerleşimi tayin etmelidir. İsrail’deki Clil’de bulunan Green Kibutz ekolojik köyünün plalanması aşağıda açıklanmaktadır.
Clil, 25 yıl önce kurulmuş, 170 kişinin yaşadığı küçük bir köydür. Gandhi pasifizmi, organik gıda üretimi, bağımsızlık, ruhsallık ve kendi kendine yetebilme unsurlarından esinlenmiştir. Clil yaşayanları İsrail’deki yaygın topluluk modelini kullanmak istemediler ve kendilerine has başarılı bir model geliştirdiler. Bugün, aileler kendi kullanım alanlarını inşa etmek ve bakımını yapmak ile sorumlular. Topluluk ortak kullanım yollarına, çocuk bahçesine, yeni katılımcılar ve köyün gelişimi gibi konularda ortak kararların alınmasına odaklanıyor. Bu örnekte, Permaculture-BÖLGE kavramı sadece konut bazında uygulanmakta, konutların yerleşimi büyük ölçüde arazinin elverişliliği göz önüne alınarak tasarlanmaktadır. Clil, yaşayanlarının çoğunun itirazlarının kısıtlı kalması yüzünden köy bir bütün olarak ele alınıp genel bir planlama yapılmış, BÖLGE kümeleri olarak da düşünülebilir.
Kibbutz sisteminde topluluğu bir bütün olarak ele alarak planlama yapmak en önemli ilkedir. Bu sistemde birim olarak aile daha az önem taşımaktadır. Çocuklar ailelerinden bağımsız olarak yaşarlar ve eğitim görürler, çoğunlukla yemekler birlikte yenir. Kibbutz’da yaşayan bireylerin kendilerine ait bahçeleri sadece birkaç metrekareden ibaret olduğu için Permaculture-BÖLGE kavramının tek tek evlere uygulanması pek uygun olamamaktadır. Bu nedenle BÖLGE kavramının topluluğu bir bütün halinde düşünerek uygulanması daha uygun olur. Fazlasıyla radikal bir başlama noktası olmasına ve günümüzdeki değişimin ailelerin özerkleşmesi yönündeki gidişine rağmen, büyük bir aile birliği gibi düşünebileceğimiz Kibbutz topluluklarına ve getirdikleri BÖLGE uygulamasına saygı göstermeliyiz.
BÖLGE teorisinde olduğu gibi fiziksel yerleşimi planlamaya başlarken öncelikle hem bireysel olarak hem de topluluk olarak ideallerimizi, amaçlarımızı ve sosyal parametrelerimizi açıkça tanımlamalıyız. Bu tanım arazi üzerindeki yapımızı da yansıtacaktır.

Ekoköy Tasarımı için Permaculture (Sürdürülebilir Tarım)

http://www.imeceevi.org/index.php?option=com_content&task=view&id=138&Itemid=76

October 14, 2009 - Posted by | ekokoy - permakultur, ekotopya heterotopya utopyalar, kir yasami

7 Comments »

  1. verdiğiniz bilgilerden dolayı teşekkkürler

    Comment by müzik | December 30, 2009 | Reply

  2. Merhaba.WordPress uyumlu forum ararken, sizin önerinize rastladım ve Simple:Press Forumu , kurdum. Ayrıca hiç bir sıkıntı yaşamadan yeni bir eklenti olarak W.P.ye eklendi.Ama ben bir türlü bu forumu kullanmayı başaramadım.Yani yeni konu açmayı ve tabi yeni konu açamadığım için de yorum yazmayı.
    Bu tür bir problem yaşadığım için şimdilik localhostta denemelere devam ediyorum.Bana bu forumun kullanımı hakkında yardımcı olursanız yada kaynak gösterirseniz çok sevinirim.
    Şimdiden teşekkür ederim.

    webtasarım

    Comment by sandra | June 25, 2010 | Reply

  3. gayet isabetli bir yazı olmuş emeğine sağlık.Tembellik hakkında da bir yazı yazman dileğiyle.

    Comment by gökhan | May 24, 2011 | Reply

  4. No matter if some one searches for his essential thing,
    so he/she needs to be available that in detail, therefore that thing
    is maintained over here.

    Comment by satılık imarlı arsa kavacık | July 13, 2012 | Reply

  5. When some one searches for his vital thing, thus he/she
    needs to be available that in detail, thus that thing is maintained over here.

    Comment by yemek yapma oyunu | September 17, 2012 | Reply

  6. […] çalışmaları var ama biz zeytin ve zeytinyağı sektörü olarak, sektörümüzün ana unsuru olan ağaçlarımızı korumak adına buradayız. Biz bu tür kayıplara tahammül edecek bir […]

    Pingback by ‘Zeytin ağacı kıyımının sürmesinden endişeliyiz’ - Haber, Güncel Haberler, Gündem, Haberler | Haber, Güncel Haberler, Gündem, Haberler | November 12, 2014 | Reply

  7. […] ana unsuru zeytin ağaçlarının katledilmesini hiçbir şekilde kabul etmiyoruz.” diyen Abidin Tatlı, […]

    Pingback by ‘Zeytin ağacı kıyımının sürmesinden endişeliyiz’ | Haber, Güncel Haberler, Gündem, Haberler | November 12, 2014 | Reply


Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: