ecotopianetwork

Longo Mai’nin Yirmi Yılı (Çev.: Ekoloji Kolektifi)

 
Her şeyden önce, 1968 olaylarını izleyen dört yıllık derin düşünme [süreci] sonrasında sahip olduğumuz, belirsiz bir fikirden fazlası değildi. Bütünüyle çıkmaz görünen geleceğe en ufak bir güven duymuyorduk; ancak iki şey açıktı: Avrupa’ya dağılmış bulunan sabırsız solcular gibi “şiddet” eylemlerine sapmamaya kararlıydık ve ’68 hareketince dile getirilen temel taleplerden – ifade özgürlüğü ve alternatif yaşam yolları arama hakkı- vazgeçmek niyetimiz de yoktu.Belki aşırı tutkuluyduk; ama bu, iyi bir düşünceydi. Bu yüzden bunu pratiğe dökebileceğimiz bir yer aradık. Olasılıkla büyük bir ayaklanma için duyduğumuz belirsiz arzularımızı gösterdiğimizde, burunlarımızı gıcıklayan gözyaşı gazları yüzünden büyük şehirlere karşı oldukça alerjiktik. Kurum(establishment) kendi aklından korkmuştu  ve iki ya da üç gencin bir araya gelmesinden fazla ayakta duramadı – bu, kamu güvenliğine karşı bir komplonun çekirdeği olabilirdi ya da hatta terörizmin. Kafası karışmış gençler arasında uyuşturucuların ilk kez büyük oranda ortaya çıktığı zamandı. Diğer yandan bu, oldukça farklı bir şey denemeye inanmamıza da yardım etti.Henüz Long Maï olarak adlandırılmamıştı bunun adı. Sanayi şehirlerinden çok uzakta, bir çeşit “Avrupa öncü çiftlikleri” yaratmak istedik ve diğer eski protestocuların pek çoğunun gelip bize katılacaklarına inandık. Aslında, onların bireycilik ve rekabete dayanan bir toplumdan kaçma kararlılıklarını fazla abartmıştık. Genç insanlar geldiler; ama beklediğimiz kadar büyük sayılarda değil.
    
Bizim için işsiz bir mezun (graduate) ya da, bugün olağan[değişmez] kabul edilen, bir süre sonra “rasyonelleştirilecek” bir meslekteki işçiler olmaktan sakınmak önemliydi. Mesleki eğitim şimdiden çok fazla uzmanlaşmıştı ve genç insanları sürekli teknolojik yenilik ve otomasyonun neden olduğu yeniden yapılanma için hazırlayamıyordu. Dahası endüstri, zengin Kuzey’in dışında başka yerlerde ucuz emek aramaya başlamıştı.
    
Düşüncelerden  biraz daha fazlası ve  geçmiş bir çağın devrimci folklorundan birkaç cümleyle donanmış olarak, en azından bir süre, bir parça daha fazla mütevazı olmaya ve işe koyulmaya karar verdik. Pek çok farklı beceride –tarım, hayvancılık, ormancılık vb. – geniş bir eğitim almanın en kolay olduğu yerde başladık. Bu sizi, ne olursa olsun, her zaman bir yerlerde yararlı kılar. Ayrıca bu aktiviteler, cazibeye cazibe katan kırsal bölgelerde gerçekleştirilir. Nüfusun ciddi olarak azaldığını fark ettiğimiz dağ bölgelerini seçtik. Oralarda yaşayabileceğimiz yerler vardı bizim için ve hiç kimsenin bize sorun çıkarmaya çalışmayacağını düşündük. Elbette yanılmıştık – aşırı bir iyimserlikten suçluyduk olayların açıkça gösterdiği gibi: aylar içinde Longo Maï’nin kurucularından sekizi, bizi kamu düzeni için tehlikeli gören Fansız İçişleri Bakanı tarafından sınır dışı edildi.
    
Böylece, çiftçi bir arkadaşın, Pierre Pellegrin’in çiftçi ve çobanlar olarak kararsız ilk adımlarımızda bize rehberlik ettiği Upper Provence’de [Güneydoğu Fransa’da Akdeniz kıyısında bir bölge] Limans’a yerleştik.

Provans lehçesinde “uzun zaman sürsün” anlamındaki kutlama ifadesi olan Longo Maï ismini öneren de oydu. Oldukça kısa zaman içinde pek çok şey öğrendik. Her şeyden önce, büyük sosyal ve politik teoriler yapıp, kafeterya ve barlarda  zaman harcamaktan sonra, başının üstüne bir çatı inşa etmek, makul bir biçimde beslenebilmek ve en temel ihtiyaçlarını karşılamayı bildiğini göstermek daha dürüsttü. Favori sloganımız şuydu: “bir inç pratik, on mil teoriye değerdir”.
    
Ve o zamandan beri düşüncemizi değiştirmedik. Geçen yirmi yılda üstlendiğimiz her şey – Provence’dan Transcarpathia’ya, İsviçre ve Avusturya’dan Kosta Rika’ya- yalnızca çiftlikler ve köylerdeki günlük çalışmalarımızın mantıksal uzantıları oldu. Çabucak Avrupa ve başka yerlerde, kırsal bölgelerde yaşayan insanların aynı aktiviteleri gerçekleştirdiklerini ve aynı ihtiyaçlara, aynı kaygılara ve hatta neredeyse aynı kültüre sahip olduklarını gördük.
    
Limans’daki bahçıvanlarımız, Alp dağları yayının diğer ucunda yer alan Ukrayna’daki bir çiftliğin, Nijne Selitche’nin koşullarına kolayca adapte oldular. Ormancılarımız ve çobanlarımız da artık hangi ağaç ya da hayvan cinsinin şu ya da bu çevre türüne en iyi adapte olacağına karar verecek yetenektedirler.
    
Kısaca, vadi ve yamaçlarda yaşayan farklı insanlar arasında ciddi benzerlikler olduğunu gördük. Bu, dayanışma ve işbirliği için sağlam bir zemin sağlamaktadır. Mütevazı araçlarımızın izin verdiği ölçüde bu yönde çalışıyoruz. Üzücü bir biçimde, modern toplumlarımızın “büyük karar-vericileri” kırsal gelişimi ilerletecek ve dağ bölgelerine yeniden nüfus kazandıracak bir hareketi desteklemek için daha iyisini yapabileceklerini -buna duyulan güvensizliğin dışında- anlamıyorlar.
    
Bugün Fransa, İsviçre ve Avusturya’nın şehirlerinde yaşayan pek çok insana birkaç kalite ürün satıyoruz. Bir süre sonra [s.6] yalnızca isimsiz müşteriler olmayı çıkıp arkadaşlarımız oluyorlar. Pek çoğu Longo Maï’yi ziyaret eder: bazen yalnızca “görmek” için, ama gitgide birkaç günlük tatil, hatta çalışma ve, en geniş anlamda, temiz bir hava almak için.
    
1990’dan beri “Avrupa Sosyal Forumu (European Civic Forum)”nun yıllık kongresi, Provence’da, bizim kooperatifimizin üzerindeki Zinzine Tepesi’nde gerçekleşmektedir. Doğu ve Batı Avrupa’nın her köşesinden kongreye gelen yüzlerce katılımcı, onlarla hazırladığımız pek çok projenin pratik deneyim temeline dayandığını kendileri görebilirler. [Böylece] düşünceler varlık kazanır ve yalnızca ince havadan meydana gelmezler.
    
Son birkaç yıldır “Avrupa” hakkında çok konuşuldu. Pek çok insan için bu, günlük yaşamlarıyla çok az bağlantılı, belirsiz ve neredeyse mitsel bir kavramdır. Biz, kendi payımıza milliyet, dil ve coğrafya  sınırlarını reddeden toplumlar temelinde bir Avrupa kurmaya çalışıyoruz.
                                        
Rêmi Longo Maï’nin ortak kurucularından olan ve Rêmi olarak adlandırdığımız Roland Perrot, 1 Temmuz 1993’te, arkadaşlarıyla dolu olan Grange-Neuve çiftliğinde kanserden öldü. 62 yaşındaydı.
    
Pek çok arkadaşının katıldığı 4 Temmuz pazar günü gerçekleştirilen tören boyunca külleri, Longo Maï’de yaşadığı yirmi yıldan fazla sürede en çok sevdiği yerlere dağıtıldı. Ayrıca üç ağaç dikildi ve müzisyenlerimiz onun favori şarkılarını ve çingene melodilerini çaldılar.
    
Son isteği Longo Maï’ydi: devam etmeli ve çok uzun zaman sürmeli. Bu sonbahar onun pek çok arkadaşı gelecek ve Provence’daki kooperatifimize 6000’den fazla ağaç dikmemize yardım edecekler.
        
“Ölümün geldiği insanlar için -İyi bir şey yapmak isterseniz- İnsanlar
Ölüyü huzur içinde bırakın- Ve umutlarını gerçekleştirin”
(Alman anti-faşist şair Erich Mühsam’ın “Honour to the Dead” şiirinin son dizesi)
        
Mikro-Ekonomi

Kooperatifimizi, aklı başında hiç kimsenin “maksimum verimlilik”in  yerel bir gelişimin temellerini şekillendireceğini dile getirmeyi düşünemeyeceği, dağlık bölgelerde kurduk. Bununla birlikte bu bölgelerin cesur dağ insanlarınca yüzyıllar boyunca işlenip şekillendirildiğini ve bu nedenle pek çok insan için geçim yolu sağlayabileceğini biliyorduk. Yerel ortamla uyumlu, iyi dengelenmiş bir ekonomi geliştirilmeliydi. Bugünün modern teknikleri ve iletişim araçları sayesinde, bu tür bölgelerde dünyanın geri kalanından soyutlanmadan yaşamak olanaklıdır.
    
Ham materyalden tamamlanmış ürüne, üretim zinciri üzerindeki bütün kontrolü garanti altına almak için, ürünlerimizi yerinde işlemek bizim için önemli bir önceliktir. Sonuç olarak tarım, sebze bahçeciliği, ormancılık; çiftlik hayvancılığı; el sanatları, işleme ve servislerden oluşan “üç ayaklı bir ekonomi”ye sahibiz.
    
Farklı kooperatiflerdeki farklı üretim koşulları avantajına sahibiz ve ürünleri değiş tokuş ediyoruz.
    
Kişisel ihtiyaçlarımız için ortak bir kasa  var. Bu kasa, kişisel ve kolektif ihtiyaçların uzlaştırılması görevine- ki asla kıskanılacak derecede cazip değildir- sahip olan küçük bir kooperatifçiler grubunca yönetilir. Kooperatifte, bölgeden iki duvarcı arkadaş dışında, ücretli işçi yok.
    
Düşüncemize göre kooperatiflerimizin metotları, ancak bir vadi yada küçük bir bölgenin yerel seviyesinde anlamlıdırlar.
    
Mikro-ekonomik gelişim alanındaki  önerilerimiz “uzmanlar” ve hükümet çevresinden  artan bir ilgi görmektedir. Bununla birlikte, bu önerileri pratikte uygulama girişimlerinde ciddi problemler doğmaktadır: ilgili otoritelerden pratik ve finansal destek yokluğu, bürokratik rutinler ve her türden engellemeler…

İlk Kooperatifimiz

Yanlış anlaşılmaları önlemek için, tamamen kendine yeterli bir yaşam sürebilme hayallerimiz olmadığını söylemeliyiz. Gerçekten de bu, hiçbir zaman en önemli amacımız olmadı. Bununla birlikte şimdiye kadar yirmi yıldır, kimsenin işlerimize karışamaması ya da zorbalık yapamaması anlamında, bağımsızlığımızı koruduk. Özgür radyomuz ve yayınlarımız reklam gelirlerine bağımlı değil ve gerçekleri sakınmadan söylemektedir. Bu, Avrupa ve ötesine yayılan geniş arkadaş ağımız sayesinde gerçekleşmektedir. Bu ağa, yalnızca, son zamanlarda eski Yugoslavya’dan mülteciler için başlattığımız dayanışma kampanyası gibi kampanyalar ya da  yeni projelerimizin finansal desteği için değil aynı zamanda bürokratlar ya da resmi memurların müdahalelerinden yorulduğumuzda kendi lehimize araya girmek için de güveniyoruz. Her şeye rağmen, bağımsızlığın yıkıcı ve tehlikeli olduğu düşünülür!
    
Yeni bir kooperatife genellikle yıkıntılardan başlarız. Provence’da, her yerde bulunabilecek ve iklime en uyumlu olan inşa materyalinden -taşlardan- başladık. Kesme taşlarla inşa, kesinlikle güzel bir sonuç verir; ancak çok zaman gerektirir. Kendi nüfus patlamamızı göz önünde bulundurarak, farklı materyal ve metotlar aradık. Toprak tuğla üretimi için bir pres çok etkili sonuçlar verdi. Diğer yandan, özellikle Limans’daki kooperatifin bir parçasını oluşturan küçük bir köy olan St. Hippolyte’de taşla inşaya devam ettik. Burası, mesleğini “Fransa Turu bir Arkadaşları (Companion of the Tour of France)”ndan biri olarak öğrenen, usta bir inşaatçı olan Fernand bize duvarcılığı öğrettiği yerdir.
    
Kooperatifler arasında ürün değişimi ya da bu ürünleri bölgede satmak için, kendimizin üretemeyeceği kamyonlara ya da soğuk hava depolu araçlara ihtiyacımız var. Diğer yandan, tamirlerini kendimiz yapıyoruz. Mekanik atölyesi tarım makineleri için de, özellikle ticari tarım (makineleri) tamirhanelerinin sürekli ortadan kaybolmaları nedeniyle,  vazgeçilmez oldu. Bu tamirhaneler gittikçe daha uzaklarda bulunmakta,  çok yüksek ücretler talep etmekte ve ihtiyacınız olduğunda asla ulaşılamamaktadırlar. Bu yalnızca bizim kendi bölgemizin sorunu olmadığı için, Üçüncü Dünya’dan birkaç genç arkadaş da atölyelerimizde eğitim kursları almak için geldiler.

Upper Provence’da Terkedilmiş Bir Tepe

Limans: Provence’da Bir Köy

Yalnızca birkaç Fransız köyü Limans’ın nüfus artışına eşit bir nüfus artışına sahip. Ayrıca seçimle ilgili istatistiklere düzenli olarak karşı gelen ve otoritelerin uyuşukluğunu sürekli sarsan fazla köy yok. 1984’te, artan işsizliğe ve 20 yıldır kapalı olan okulu yeniden açmaya hazır olduğumuzu deklare etmemize rağmen Limans’a bir öğretmen atamayı reddeden bölgenin eğitim otoriteleriyle bir savaşa liderlik yaptık. Okulu bir sene “illegal” olarak kendimiz çalıştırdıktan ve bütün topluluk ve belediye başkanını da  içeren inatçı bir kampanyadan sonra, sonunda bize bir öğretmen gönderdiler. Ancak öğretmen, iş ve artan öğrenci sayısından kısa zamanda boğuldu ve ek bir anaokulu öğretmeni istedi. Öğrenciler aktif olarak onu desteklediler ve başarıya ulaştılar. Böylece 300 sakiniyle Limans köyü artık  iki öğretmeniyle bir okula sahip.

Avrupa Turu Arkadaşları (Companion of the Tour of Europe)
    
Neyse ki, en önemlisi ilk yıllar boyunca, yerel çiftçi arkadaşlarımız öğütleriyle bize yardım ettiler. Ormancılık, dokuma, arıcılık ya da meyve tarımı gibi alanlarda pek çok uzman, genç kooperatifin kuruluşuna hayati katkılarda bulundu. Bugün, her şeyi bilmekten çok uzak olsak da, zengin deneyim ve bilgiler kazandık. Bu, genç çırakları eğitmemizi ve onların yeni projelere başlamalarına yardım etmemizi sağlıyor.  Bu eğitim ağını daha çok geliştirmek için, diğer insanları ve ülkeleri tanırken eğitim ve öğrenim gören ustalık (journeymen) geleneğini canlandırmayı amaçlayan bir kurum olan “Avrupa Turu Arkadaşları (Companions of the Tour of Europe)”nı kurduk. Bu kurum, işsizlik, uyuşturucu ya da yalnızca can sıkıntısına bir alternatif sunmaktadır. Birkaç zanaatçı ve uzman Doğu Avrupa’da genç insanlara yardım etme teklifinde bulundular. Ancak bu, Demir Perde’nin yıkılışı sonrasında batı otoritelerinin seyahat önünde engeller yaratması nedeniyle her zaman kolay değil. Bu nedenle geçen yıl “Avrupa Sosyal Forumu (Eropean Civic Forum)” kongresi süresince bir çalışma grubu, Avrupa Konseyi ve diğer kurumlarla işbirliği içinde amacı seyahat özgürlüğü (free movement) için mücadele etmek olan “Gençliğin Seyahat Özgürlüğü (Youth Mobility)”nü oluşturdu. 1975’de, genç ormancılarca (woodcutter) taşınan ve belediyelerin kendi alanlarında yapılan işleri resmi olarak onaylayabilecekleri “Ormancılar Pasaportu (Forester’s Passport)”nu  yarattık. Önsöz (preface) P.J. Lardinois ve daha sonra ise Brüksel’de bir komisyon üyesi tarafından yazıldı.

Turistler: Yalnızca Normal İnsanlar
    
Pek çok turist, Côte d’Azur’un kalabalık plajlarından kaçmaya ve dağlarda sakin yerler aramaya heveslidir. Bu nedenle, mümkün olan her yerde, konuk evleri kurduk: Chantemele’deki dokuma kooperatifimizde bir stüdyo, Carinthia’da bir konuk evi ve hatta Provence’da bir tatil köyü. Bu ayrıca, bizim projelerimizi destekleyen sayısız arkadaşımızı kabul etmemizi sağlıyor. Ek olarak, Provence-Transcarpathia Arkadaşlık Derneği (Provence-Transcarpathia Friendship Association) tarafından organize edilen değişim çerçevesi içinde onlarca arkadaşımız tatillerini yerel ailelerle geçirmek için Ukrayna’da Transcarpathia’ya gittiler.

Germench, Franglais
    
Longo Maï’deki dil ve kültür karışımını tanımlamak için gerçekten en iyi ifade pota (melting-pot) olacaktır. Avrupa’nın dört bir yanından gelen insanların, görece olarak barış içinde, yirmi yıldır birlikte yaşayıp çalışması olgusu kendi başına şaşırtıcıdır. Buna ara sıra Kürtler, Kanaklar (Kanaks), Madagaskarlılar, Latin-Amerikalılar…ve son üç yıldır Doğu Almanlar, Ruslar, Ukraynalılar, Romanlar… da eklenmelidir. Afrikalılar bize “burada, evde hissettiklerini” söylüyorlar. Bambara [dilini] konuşmasak da bir parça İspanyolca, İngilizce, Almanca, Rusça…ile birlikte Fransızca ve Almancanın garip bir karışımını konuşuyoruz.

Longo Maï’nin Koyunları

1973’te yüz dişi merinos koyunundan oluşan ilk sürümüzü satın aldığımızda, koyunların bize kırsal bölgeyi tanıtacağına dair çok az fikrimiz vardı. Koyunlar güçlü ve sürücüldür; fakir, kurak yamaçlarımızda besin bulurlar ve ihtiyaçlarını karşılamak için bizi her zaman daha uzak meralara sürmüşlerdir. Kuzulama periyotları dışında her zaman dışarıdadırlar: Provence’da kışın ve Alp’lerin yükseklerinde yazın, karların erimesinden sonra zengin çimenlerde…Koyunlar ve çobanları, bir meradan diğerine, yamaçlar boyunca uzanan eski, geleneksel “drailles”lerde:- yüzlerce yıllık,  yarı unutulmuş koyun patikalarında yollarını dokur,  yaylacılığa [hayvanları ilkyaz yaylaya çıkarıp sonbaharda yayladan indirme] başlarlar. Bu geziler sayesinde, yönetim ya da hatta bazen ulus sınırlarına rağmen ovalar ve dağlık bölgelerin doğal tamamlayıcılığını öğrendik. Yol özgürlüğü ve ortak meralarla ilgili bu özgürlük taraftarı gelenekler pek çok sağlam arkadaşlık kurmamızı sağladı.
    
Mütevazı ihtiyaçlarına karşın koyunlar verimli hayvanlardır. Bir sürü her yıl sayısını en az ikiye katlar. Bu yüzden bir süre sonra yün, et ve derilerini nasıl kullanacağımız sorunuyla karşı karşıya kaldık.
    
Binlerce yıldır koyun yetiştiren nesiller, her bir bölgenin doğal koşullarına uygun türlerin üretilmesi ve yerel topluluğun temel gereksinimlerinin karşılanması için bir seçim süreci içinde çalışmaktadırlar. Maalesef, birkaç on yıldır verimliliğe yönelik tarım,  küçük ölçekli yerel işleme yapılarını –kesim evleri, iplikhaneler ve tabakhaneler-, ki bu yapılar bu tür bölgelerin ürünlerini kendi bölgelerinde kullanmalarını sağlarlar, yok etmeyi başarmıştır. Biz, akıntıya karşı yüzmeye karar verdik ve koyunlardan,  tamamlanmış ürüne bütün üretim zincirinin kontrolünü yeniden kazandık. Yün sektörünü geliştirmek üzerine odaklandık. Longo Maï şimdi Fransa, İsviçre ve Avusturya’da altı kooperatife paylaştırılmış olan 1500  koyuna sahiptir. Eminiz ki daha çok sürü gelip onlara katılacaktır; çünkü Avrupa’da yeniden nüfus kazandırılmayı bekleyen pek çok terkedilmiş ya da yarı terkedilmiş bölgeler bulunmaktadır.

İplikhane ve Dokumacılık
    
Kendi sürülerimizin ve komşu çiftçilerin sürülerinin yünlerini Fransız Alp’lerinde, Briançon yakınlarındaki Chantemerle’nin iplikhanesinde işliyoruz. 1976 yılında, kökleri 17. yüzyıla dayanan bu fabrikayı devraldık. Bu, bir köyde kalan tek üretim birimidir ve yılın birkaç ayında tamamen turizme ayrılır. Zanaatçı ve teknikerlerin yardımıyla yünlerin “koyunların sırtlarında” seçilmesinden, makaslamaya, yıkamaya, taramaya, eğirmeye, dokumaya, örmeye, giysi imaline ve son olarak ürünlerin müşterilere satımına kadar bütün işleme sürecini içeren bilgiyi bir araya toplayabildik. Ürünlerimizi iplikhanede, marketlerde, sergilerde ve yazışmalar yoluyla satıyoruz. Çiftçilerin yün ya da tiftik ve angora liflerini, kendilerinin satabileceği, örülü ürünlere ya da materyallere dönüştürme [hizmeti] sunuyoruz. Ödeme olarak bu ürünlerin belirli bir yüzdesini alıkoyuyoruz. Ayrıca, koyun yetiştiren çiftçiler ve diğer küçük dokuma fabrikalarıyla ATELİER’i (Çalışma, İşbirliği, Yenilik ve Araştırma için Dokuma Derneği –The Textile Association for Study, Liaison, Innovation and Research) kurduk.  
    
Bizim dağlık alanlarımızdaki bir başka temel ekonomik aktivite ormancılıktır. Bu, ağaç dikiminden ormanların bakımı için ağaç kesimine, bıçkı evlerinden mobilya atölyelerinin kurulumuna bütün bir aktivite zincirini içermektedir. 1979 yılında orman yangınları, ormanların ihmal edilmesi ve artan işsizlik problemleri nedeniyle, hükümete sunduğumuz bir “Orman Programı (Forest Programme)” ürettik. Bu program çok ilgi çektiyse de pratiğe dökülmesi için çok az şey yapıldı.

“La Cabrery”- Luberon’da Bir Üzüm Bağı

Bu kooperatife henüz 1993 baharında başladık. Luberon, Limans ve Crau ortasındaki tepelik alanda yer alıyor. La Cabrery, dokuz hektarı üzüm bağı olan 25 hektara sahip. Her yıl yaklaşık 50.000 litre “Côtes du Luberon” şarabı üretebiliyoruz  -bu, bütün kooperatiflerimizin gereksinimlerini karşıladığı gibi, Avrupa’daki arkadaşlarımıza birkaç şişe satmaya da yeterli. Büyük bir meyve bahçesiyle bir hektar da yenilebilir üzüm dikmeyi planlıyoruz. Toprak zengin ve hasat boyunca bir çukur gölüne yetecek kadar  fazla su var.

Crau’daki “Mas de Granies”
    
Crau ovası, Güney Fransa’da Alpilles ve Camargue arasında bulunuyor. Crau’nun nemli alanı, çapraz sulama kanallarıyla sarılmıştır. Çiftliğimizi, İsviçre’deki bir bağış kampanyası sayesinde dört yıl önce satın aldık. 15 hektar otlak, 4 hektar bostan ve zeytin bahçesinden oluşmaktadır. Ayrıca 250  koyundan oluşan bir sürüye sahibiz.
    
Temel aktivite, açık alanlarda ya da plastik tünellerde yapılan organik sebze tarımıdır. Bölgenin ekolojik sistemini tehdit eden ve yaygın biçimde kullanılan yüksek kimyasal metotlara alternatifler geliştiren diğer çiftçilerle işbirliği içindeyiz. Ürünün bir kısmı pazarlarda satılmakta ya da düzenli müşterilere haftalık olarak gönderilmektedir. Ayrıca kalabalık kongre ve toplantı zamanlarında kendi ihtiyaçlarımızı gidermektedir. Avrupa Komisyonu (EC) kriterlerine uygun olarak küçük bir konserve yapımı birimi son zamanlarda kurulmuştur.
    
İyi sulama tesisleri sayesinde yazın kuru otlarımızı üç kez kesebiliyoruz. Sonbahar otlarını ise Alplerden dönüşleri sonrasında [yemeleri için] koyunlara bırakıyoruz.
    
[Crau’da] Ziyaretçi grupları olduğu kadar çırakları da barındırdığımız büyük ek binalar vardır.

Espezonnes ve Treynas

    
Çiftlikler deniz seviyesinin 1100 metre üzerinde, sert iklimiyle Ardêche’nin yüksek platosunda yer almaktadır. Bugün hemen hemen bütünüyle terkedilmiş olan Masif Central’in yoğun ağaçlarla kaplı yamaçları doğal kaynaklar bakımından zengindir ve binlerce yeni yerleşimciye geçim kaynağı olabilirler. Espezonnes ve Treynas’ın iki çiftliğinde geleneksel, yerel ve dayanıklı türlerden olan –Bizet ve Blanch de Lozêre- 400 koyundan yün ve et üretilmektedir. Ayrıca yaklaşık 20 sığır var. Nemli hava kaz, ördek ve domuzlar için oldukça uygundur. Uzun ve sert kışlar boyunca yünlerin bir kısmından yorgan yapılmaktadır.

Comedia Mundi – Bizim “Müzisyenlerimiz (Entertainer)”
    
Müzik grubumuzun on iki üyesi akla gelebilecek her enstrümanı çalmaktadır ve dünyanın dört bir yanından, popüler ve anti-faşist şarkılar kadar Orta ve Doğu Avrupa’nın çingene müziklerinde de uzmanlaşmışlardır.
    
Ayrıca birkaç kaset ve CD’de çıkardılar. Her şeyin ötesinde, her seferinde tan vaktine kadar süren festival ve danslarla bizi baştan çıkardıkları için her zaman bir özür aramaktadırlar. Müzik, enternasyonal bir dildir ve dayanıklı arkadaşlık bağlarının güçlendirilmesine çok büyük katkıda bulunabilir.[!]

Radyo Zinzine- Radyoda Bir İsyan
    
Radyo Zinzine, yerel radyoların “özgür” olmayı talep ettikleri bir zamanda doğdu. Mayıs 1981’de Cumhurbaşkanı Mitterrand’ın seçimi popüler anlatımın yeni bir çağını ortaya çıkardı. 3 Haziran’da Radyo Zinzine yayınlarına başlamıştı bile. Radyo Zinzine, ismini Provence’daki kooperatifimizin üstündeki tepenin isminden aldı. Bir yıl sonra günde 24 saat süren yayınlarımıza başladık. Bölgesel, ulusal ve uluslar arası haberler; sıklıkla acımasız ve ironik yorumlarla basın incelemeleri; dünyanın dört bir yanından müzik; edebiyat ve tarih programları; akla gelebilecek her konuda yuvarlak masa tartışmaları; bitmez tartışmalar:- canlı bir radyo için ihtiyaç duyulan her konuda yayınlar. [!]
    
Bugünün sorunlarına yönelik çözümlerin “yukarıdan” dağıtılamayacağının farkında olan özgür bir radyo, bölgesel  seviyede tartışmalar düzenleyebilir; yerel gerçekler, beceriler ve kaynaklara dayalı somut çözümler geliştirebilir. En popüler programlarımızdan biri kırsal yaşamın bütün yönlerini kapsamaktadır –bu program pek çok kasaba sakini tarafından da izlenilmekte, böylece kasaba ülke arasında bir köprü kurmaya yardım etmektedir.
    
Yüzlerce dinleyici aktif olarak programlarımıza katılmakta ya da haberler boyunca arayarak yorumlarını iletmektedirler. Dünyaya yayılmış bulunan arkadaşlarımız bize enformasyon göndermekte ve sıklıkla ülkelerindeki olaylarla ilgili olarak bizi bilgilendirmek için  doğrudan telefon etmektedirler.
    
Ayrıca elli kadar farklı yerel radyoda yayınlanan birkaç sürekli program yapıyoruz: Afrika, Latin Amerika, bilim ve  Avrupa kurumları hakkında; bir edebiyat magazin ve “Le Monde Diplomatique” ile aylık dosyalar. Radyo Zinzine, 1986 yılında, Avrupa Kamu Radyonları Federasyonu’nun (European Federation of Community Radios-FERL) kurucu üyelerinden biri oldu. Federasyon, ülke ve ticari sektör yanında üçüncü bir sektör olarak kamuyu desteklemeyi amaçlamaktadır ve Avrupa kurumları ile, özellikle Avrupa Komisyonu ile yakın işbirliği  geliştirmiştir. FERL, son zamanlarda Afrika ve Doğu Avrupa’da radyolar kurulmasına yardım etmektedir.

“Le Montois”: Jura’daki İsviçre Çiftliğimiz

1974’te, Longo Maï’nin yaratılmasından hemen sonra, Fransa İçişleri Bakanı, bir grup “istenmeyen yabancı”yı, kooperatifin sekiz ortak kurucusunu, sınır dışı etmeye karar verdi. Sonuçta, İsviçre’de 1200 metredeki bir platoda yeni bir çiftliğe, “Joli Mas”a, başlamaya karar verdik. Nihayet, 13 yıl sonra, kira sözleşmemizi bitirmeye karar vermiş olan mal sahibine karşı savaşımızı kaybettik. Yıllar boyunca, yalnızca yazlık sığır istasyonu olan bu yeri on yetişkinden oluşan bir grup için  yıl boyunca bir geçim kaynağına (ormancılık, bıçkıevi, sığırlar, koyunlar, el işleri) dönüştürmek için çok fazla zaman, enerji ve para yatırmıştık. Sonuçta, 1987 yılında ayrılmaya zorlandık. Ancak aynı Jura bölgesinde, Delêmont yakınlarında küçük, harap bir çiftlik olan “Le Montois”i bulmayı başardık. Le Montois, 11 hektarlık tepelik bir toprağa sahip. Çok kötü bir durumda olan evi bütünüyle yeniden inşa ettik. Buradaki aktivitelerimiz bir sebze bahçesi, sığırlar, koyunlar, kazlar ve arıları içeriyor. Burası ayrıca İsviçre’de Longo Maï’nin farklı ürünlerini sattığımız merkez haline geldi. Buranın Joli Mas’a göre bir avantajı Basle’ye bir saatlik sürüş mesafesinde olması ve kışın yolun karla kapanmayışıdır. Bu yüzden ofisdeki [Basle’de] işlerimizin pek çoğunu çiftliğe dağıttık. Diğer yandan “Le Montois” kısa sürede pek çok İsviçreli arkadaşımızı kabul ettiğimiz bir yer haline geldi. Ek olarak burası kuzeyden güneye, Provence’a doğru yolculuk yapmak isteyenlere mola yeri olarak  kullanılabiliyor. Dağ zirvesi Joli Mas’ı özlüyorsak da, Le Montois’in ulaşılabilirliği hakkında söylenebilecek daha çok şey var.

Balkanlar Geçidindeki Carinthia
    
Uzun zamandır Eisenkappel’deki kooperatifimiz Doğuya açılan bir kapı olarak düşünülür. Ancak 1989’da Demir Perde’nin yıkılışından sonra her şey değişti ve aktivitelerimiz Transcarpathia ve Doğu Avrupa’daki diğer bölgelere yayıldı. İsviçre’den Avusturya’yı bir koyun sürüsüyle aşarak 15 yıl önce Carinthia’ya ulaştığımızda  Sloven azınlığın, Almanca konuşan çoğunluk tarafından yıllardır ayrımcılığa uğradığı hassas bir bölgeye gelmiş olduğumuzu biliyorduk. Bir süre sonra iki dilli Alman/Sloven okullarını savunma  mücadelesine girmiştik. Kısır ve uzlaşmaz milliyetçilik döngüsünün farklı gelişim modelleriyle değil kültürler arası projeler yoluyla kırılabileceğini öğrenmiştik. Bizim çocuklarımızın gittiği küçük, iki dilli yerel okul bunun mükemmel bir örneğidir. Avrupa Konseyi ve [s.7] Klagenfurt Üniversitesi ile birlikte, gerilimli alanlarda kültürler arası pilot projeler uygulamayı amaçlayan  “güven inşa eden eylemler (confidence-building measures)” programının kuruluşuna katıldık.
    
Çiftlik, Doğu/Batı rotası üzerindeki genç insanlar ve turistlerden oluşan sayısız gruba olduğu kadar, on kooperatif üyesi ve onların yirmi çocuğuna sebze, et ve mandıra ürünleri sağlıyor. Sürü yaylacılığı her sonbaharda, kendi yaz otlaklarından Viyana yakınlarındaki kış otlaklarına, ürünlerimizi pek çok yerel markette satmamıza olanak veriyor. Bu ayrıca, bizim hakkımızda bilgi almak isteyenler için hareketli bir iletişim noktası sağlıyor.

Doğu Avrupa’daki Longo Maï

Her şey, 80’lerin başından beri tanıdığımız Paris’teki Sovyet gazeteci arkadaşlar sayesinde başladı. Onlardan biri, Sasha Sabov, ülkelerinin Batı’ya açılmasının avantajını kullanarak bizlerden bir grubu Kasım 1989’da Batı Ukrayna’daki memleketi Trasncarpathia’ya ziyarete götürdü. Sahsa uzun zamandır Longo Maï’nin fikirlerini, merkezi devlet “sosyalizmi” ve serbest piyasa kapitalizmine alternatif olarak Doğu’ya ihraç etmeyi hayal etmişti. Sonuç, bütün bir aktiviteler ve projeler dizisi oldu. 1990’dan beri her yıl Oujgorod(bölgenin başkenti) Üniversitesi’nden 20 kişilik bir öğrenci grubu, Fransızcalarını geliştirmek ve kooperatiflerimiz hakkında bilgi almak için iki aylığına Provence’a gelirler. Onların pek çoğu ülkelerinde birlikte çalışmaya karar verdiler ve “Juventus Europa” derneğini kurdular. Longo Maï’nin inşa takımının yardımıyla, bir kooperatife doğru ilk adımlar olan, Nijne Selitche köyünde bir toplantı ve tarım merkezi olan bir “Ortak Ev (Common House)” kurdular. Grup, Batı’yı ziyaret etmek ve eğitim almak isteyen ve hiçbir yabancı dil bilmeyen pek çok genç Ukrayna’lı için Oujgorod’da küçük bir dil okulu olan “LIK”i  de kurdular.
    
Transcarpathia Avrupa’nın tam kalbinde yer alır. Dört ülkeyle sınırı vardır ve onlarca etnik ve dilsel topluluğa ev sahipliği yapar.  Aktivitelerimizi ve değişimlerimizi yapılandırmak için [s.7]  pek çok arkadaşımızla birlikte, her iki yönde de sayısız temsilci organize eden Provence-Trascarpathia Arkadaşlık Derneğini (Provence-Trasncarpathia Friendship Association) yarattık. Benzer dernekler İsviçre ve Avusturya arasında da kuruldu. Pek çok aile ve grup, partner bölgelerdeki arkadaşlarının ülkelerinde keşiflerdeki bulunmak için Alp’leri bir yanından öte yanına geçtiler.
    
Gerçekte potansiyel çok büyük ve bizim olanaklarımızı aşıyor. Örneğin, Rusya ve eski Yugoslavya’nın farklı alanlarında Longo Maï benzeri kooperatifler kurulmasına yardım etmemiz için bize toprak önerildi. Bir gün, zamanı geldiğinde, bu teklifleri değerlendireceğiz ve kırsal kooperatiflerde uluslar arası ve multi-etnik uzlaşım merkezlerinin yaratılmasına katkıda bulunabileceğiz.

1973’den Bugüne Dayanışma Eylemleri
    
Kırsal kooperatiflerin kurulması, dünya olaylarının gidişatını yakından izlememizi asla engellemedi. Temiz hava, eleştiri yetimizi keskinleştirmiş bile olabilir. Dayanışma eylemleri, Longo Maï’nin ilk yirmi yıllık tarihi boyunca değişmez bir etmen olarak kaldı.

“Centrale”- Basle’deki Ofisimiz
    
Kooperatifçilerden dehşetli bürokratlar rolüne rotasyonun temsilcisi yaklaşık 10 “kurban”, sürekli  büyüyen kağıt dağı içinde, boş yere, yollarını bulmaya çalışıyorlar. Bütün Longo Maï kooperatiflerinin enformasyon, yönetim ve finansal merkezi olduklarını hayal ediyor görünüyorlar.
    
Gerçekte “Centrale” dış işlerimizi idare eden bir çeşit “elçilik”: çeşitli kampanyalarımızın koordinasyonu, gazetelerimizin yayımlanması, finansal destek talepleri (bazen sonuçları görmek zorunda bile kalıyoruz…[!])

Şili’den Mülteciler
    
1973’de, Provence’ın kurulmasından yalnızca birkaç ay sonra, Pinochet’nin darbesiyle Allende hükümetini yıktığında, İsviçre’de belediye ve (bir kilise veya papazın sorumlu olduğu)  bölgelerden  beş mültecinin kabul edilmesi, barınak ve iş sağlanmasını talep eden “Özgür Yerler (Free Places)” kampanyasını başlattık. Sığınak verilebilecek  olanların  merkezi hükümet tarafından belirlenmesi gerektiğini kabul etmeye hazır olmayan yerel meclis ve vatandaşlardan büyük çapta yanıt aldık. Bern’in [İsviçre’nin başkenti] isteğine karşın 2000 Pinochet aleyhtarı sonunda İsviçre’ye kabul edildi.

Kostarika’da Finca Sonador
    
Bu kooperatifi 1978 yılında, mültecilerin tarım kooperatiflerinde ihtiyaçlarını karşılamaları ve böylece kamplara düşüp hiçbir şey yapmaksızın dış yardımlara bağımlı kalmalarının önlenmesi için yarattık. Finca’ya gelen ilk mülteciler, Nikaragua’da Somozo diktatörlüğünden kaçanlardı. Temmuz 1979’da Somozo diktatörlüğünün yıkılışının ardından bu mülteciler evlerine geri döndüler. Bugün Finca’da, dörtte üçünü ölüm mangaları ve ordunun zulmü nedeniyle ülkelerinden kaçmak zorunda bırakılan Salvadorluların oluşturduğu 250 kişi yaşamaktadır. Bu mültecilerin büyük çoğunluğu Kostarika’ya 1980 ile 198[? okunmuyor bu rakam] tarihleri arasında geldiler.
    
Mülteciler kendilerini besleyebilecek, ürünlerinin bir kısmını yerel marketlerde satabilecek ve kahve ithal etmeye yetecek kadar ürün yetiştiriyorlar. Altyapı (elektrik sistemi, yollar vb. bağlar) yıllar içinde gittikçe gelişmektedir. Finca kendi okuluna sahiptir.
    
Kostarica’da çevresel yıkım felaket boyutlarına ulaşmıştır. Bu, her şeyden önce çok uluslu şirketlerce uygulanan yalnızca ananas tarımı ve dikkate değer seviyede çevresel bozulmaya neden olan yağmur ormanlarının kesimine bağlıdır. Bu durum, korunacak olan yaklaşık dört yüz hektarlık yağmur ormanı alanını ayırmamıza neden oldu. Bu alan, otoriteler ve üniversite çevreleriyle işbirliği içinde, bilimsel araştırmalar için de kullanılacak.

Mülteci ve Göçmenlerin  Korunması
    
Ekim 1982’de Longo Maï’nin inisiyatifiyle yaklaşık 60 küçük grup Basle’de buluşarak CEDRI’yi (Mülteci ve Göçmelerin Korunması için  Avrupa Komitesi -European Comittee for the Defence of Refugees and Immigrant) kurdu. Komitenin amacı, artık yalnızca extremist grupların çalışması olmayıp, aynı zamanda Devlet kurumlarınca da artan bir biçimde teşvik edilen büyüyen yabancı düşmanlığı ve ırkçılık kurbanlarıyla dayanışma kampanyalarını koordine etmektir.
    
CEDRI, 1980 darbesi sonrasında Türkiye’deki ordu diktatörlüğünden kaçan Türk ve Kürt mültecilerin kötü durumu üzerine odaklandı. CEDRI’nin çalışmaları son zamanlarda neredeyse tamamen Avrupa Sosyal Forumu’na entegre edilmiştir.

Avrupa Sosyal Forumu (European Civic Forum)
    
1989’dan beri, Doğu Avrupa’daki genellikle barışçı olan devrimler dayanışma ağımızı genişletmeye ve koordinasyon metotlarımızı yeniden düşünmeye zorladı bizi. Bugün, bir araya getirilmesi gereken bütün bir Avrupa’dır. Devlet başkanlarına ve hükümetlere güvenmek saflık olacaktır; çünkü bunlar yüzyıllardır bir halkı diğerine düşman eden ulusal egoizmin doğrudan mirasçılarıdır. Soğuk savaş on yılları derin bir güvensizlik duygusu yarattı. Sayısız eski yalanlar Avrupa insanlarını ayrılmaya zorladı ve bugün bile günlük beyin yıkama işlemi Doğu ve Batı arasında kurulacak gerçek bir yakınlaşmanın önlenmesine yardım ediyor.
    
Avrupa Sivil Forumu (ECF) Aralık 1989’da yaratıldı. Forumun temel amacı, sahte sosyalizm ve gerçek kapitalizmin ikili anlamsızlığına boyun eğmeyi her zaman reddetmiş olan eski politik blokların her bir “yüz karasını” bir araya getirmektir.
    
Forum, bunun dikkate değer bir ihtiyacı giderdiğinin kanıtı olan binlerce Doğu ve Batı Avrupalı tarafından desteklenmiştir. Biz yerel, bölgesel ve ulusal seviyelerde sağlam ama aynı zamanda esnek yapılar kurmaya çalışıyoruz.
    
Bugün Almanya, İsviçre, Avusturya, Belçika, Fransa, bütün eski Yugosylavya cumhuriyetleri, Rusya, …. ve Ukrayna’da ECF grupları bulunmaktadır. Avrupa’daki diğer ülkelerde ve “Üçüncü Dünya”da ECF ile sürekli iletişim halinde bulunan kimseler (correspondent) vardır.
    
Yaratıldığı günde bu yana ECF, Orta ve Doğu Avrupa’da bir dizi somut aktiviteler gerçekleştirmiştir. Bunlar arasında, eski Doğu Almanya(GDR)’daki LPG tarım kooperatifleriyle dayanışma kampanyaları, Berlin’in Humboldt Üniversitesi’nde akademik özgürlük savunması, Yugoslavya’da bağımsız medya ve anti-ulusal hareket savunması yer almaktadır. ECF ayrıca Rusya, Transcarpathia (Ukrayna) ve eski Doğu Almanya’da kırsal gelişim alanında bir dizi projeye katılmıştır. ECF, Ocak 1993’de Seelow’da (Brandenburg, eski Doğu Almanya) “Doğu Avrupa’da toprak ve kırsal gelişimin özelleştirilmesi (Denationalisation of land and rural development in Eastern Europe)” konusunda geniş bir sempozyum organize etmiştir. ECF, Mayıs 1993’te Cenevre’deki  Antenna International’den arkadaşlarımızla birlikte Moskova yakınlarında kırsal gelişim ve uyarlanmış teknolojilerin kullanımı konusunda bir konferans organize etmiştir.
    
ECF ayrıca, Transcarpathia’daki çiftliklerde dağıtılmak üzere tarım araç-gereçleri, birkaç ton tohum patates (seed potatoes) ve sebze tohumlarından oluşan binlerce aile paketi göndermiştir.

ECF- Eski Yugoslavya’daki Aktiviteler

Longo Maï, bugünkü kriz ve ülkenin dağılmasından çok önce Yugoslavya’da arkadaşlara sahipti. Mütevazı araçlarımızın izin verdiği oranda bütün cumhuriyetlerde sosyal eylemler, anti-savaş hareketleri ve bağımsız medyayla ilgilenen yurttaşlara destek olmak için her şeyi yapmamız yalnızca normaldi. Birkaç ECF delegesi ağ bağlantılarımızı geliştirmek için bölgedeydi.
    Bizim temel katkımız, eski Yugoslavya’daki anti-milliyetçi güçlerin buluşması ve birlikte projeler geliştirmesini olası kılmaktır.  

“Ortak Amaçlar”

Eski Yugoslavya ile Belediyeler Arası Dayanışma

Avrupa Sosyal Forumu’nun İsviçre’deki ilk toplantısı 7 Kasım Kasım 1992’de, belediye başkanı Jacques Stadelmann’ın inisiyatifiyle Delêmont’ta gerçekleşti. Belçikalı “Causes Communes” (?) kampanyası temsilcileri kendi aktivitelerini sundular: bütün eski Yugoslavya cumhuriyetlerindeki mültecilere yardım etmek, Belçika’da mültecilerin kabul edilmesi, eski Yugoslavya’daki anti-milliyetçi muhalefetin desteklenmesi. İsviçre belediyelerinin temsilcileri derhal benzer bir kampanya başlatmaya karar verdiler. O günden bu yana 100’ün üzerinde İsviçre kent ve köyü “Causes Communes-Suisse”ye katıldılar ve birkaç temsilcisi ve yardım konvoyları eski Yugoslavya’nın farklı bölgelerine gittiler. Bu yolla, multi-etnik toplulukların sürdürülmesi için çalışan ve savaş bölgelerinden kaçanlara sığınak vermiş olan belediyelerle kalıcı ilişkiler kurulabilir. Ayrıca, bağımsız barış ve medya gruplarına da destek verilebilir. ECF  koordinasyon ve sekreterlik çalışmasına yardım ederek ve sıklıkla temsilcilere eşlik ederek “Causes Communes” ile güçlü bağlarını sürdürecektir.

AIM- Milliyetçi Propagandaya Karşı Olmak

ECF, eski Yugoslavya’dan bağımsız bir gazeteciler ağının, AIM’in, yaratılmasını destekledi. Bu ağın amacı, cumhuriyetler arasında enformasyon değişimi ve dışarıdaki medyaya objektif haber sağlamaktır. Ayrıca AIM, Serbo-Croat’ta, eski Yugoslav toplulukların ya da çok sayıda mültecinin yaşadığı Avrupa’nın pek çok bölgesinde yerel radyo istasyonlarınca yayımlanan düzenli bir radyo programı olan “Bura”yı üretmektedir.

Archipelago

İlk olarak ECF, farklı aktiviteleri hakkında bilgi veren düzenli bir bülteni İngilizce, Fransızca ve Almanca olarak yayımladı. Ekim 1993’de, Avrupa boyunca bireyci  piyasa ekonomisi konsumerizmi(consumerism) karşıtı adalar ve pratik alternatifler geliştirmek için çalışanlar arasındaki bağları güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir yayın olan “Archipel”in ilk sayısı Ekim 1993’te Fransızca ve Almaca olarak yayımlandı.

Olası en kısa zamanda “Archipelago”yu İngilizce olarak da yayınlamak istiyoruz- ancak İngilizce çeviri takımımız çok küçük; bu yüzden yardımlarınız her zaman içtenlikle karşılanacaktır!

2005 Birkan Beggi – Ekoloji Kolektifi  
LONGO MAI’DEN HABERLER- B.P.42, 04300 Forcalquier, France- Güz 1993  

Ekoloji Kolektifi tarafından yayına hazırlanan KIRDA YOKSULLUK VE DİRENİŞ adlı kitapta yayınlanmıştır. 

http://www.ekolojistler.org/longo-mai-den-haberler-cev.-ekoloji-kolektifi.htm

l

November 25, 2009 - Posted by | ekokoy - permakultur, kooperatifler vb modeller, ozyonetim, sistem karsitligi

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: