ecotopianetwork

Kurumlar Yelpazesi – Okulsuz Toplum (Ivan Illich)

Aşağıdaki linki tıklayarak veya sağ tıklayıp farklı kaydet ile indirebilirsiniz.

Kurumlar Yelpazesi – Okulsuz Toplum (İvan İllich)

shift + ctrl + artı ile “görünümü döndür” yapabilirsiniz.
görünüm – görünümü döndür
view – rotate view

Ivan Illich ‘modern toplumu’ sorguluyordu. Türkçe’de de yayımlanan ‘Şenlikli Toplum’ Illich’in düşüncelerini en genel olarak bir araya getirdiği kitabıdır. Illich bu kitabıyla birlikte özellikle ‘Okulsuz Toplum’, ‘Enerji ve Eşitlik’ ve ‘Medical Nemesis’ de eğitim, enerji tüketimi (özellikle hız ve motorlu taşıtlar) ve tıp kurumunu ‘radikal tekel’, ve ‘karşı üretkenlik’ kavramları çerçevesinde eleştirir. ‘Towards the History of Needs’ de kıtlık ekonomisini, daha doğrusu endüstriyel tüketim toplumunun hiçbir zaman herkes için karşılanabilir olamayacak ihtiyaçlar belirleyerek yarattığı kıtlık durumunu çözümler. Gender, erkek ve kadının modern toplum tarafından ortadan kaldırılan ‘birbirini tamamlaması’ üzerine bir kitaptır. Daha yeni kitaplarında (In the Vineyard of the Text vb.) anlamlar ve yazı üzerine eğilmiştir.

Illich’in endüstriyel toplumu kendi çizdiği ve en solunda canlı (posta sistemleri, bisiklet vb.), en sağında manipülatif ve endüstriyel (otoyollar, okullar, hastane vb.) kurumlar olan bir yelpaze ile eşleştirir. Modern toplum daha fazla kurumsallaşma ve uzmanlaşma üreterek insanları kendi kararlarını verme ve kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olma hakkından yoksun bırakmaktadır. Ancak Illich’in belki de en özgün üretimi ‘karşı üretkenlik’ (counter-productivity) kavramıdır. Karşı üretkenlik başlangıçta yararlı olan bir uygulamanın olumsuz bir şekle dönmesi anlamında kullanılır. ‘Bir eşiğe ulaştığında kurumsallaşma karşı-üretkendir’ diye yazar. Örneğin yolculuk ile ilgili olarak kritik bir hızı aştıktan sonra hiç kimse bir başkasını yitirmeye zorlamadıkça zaman kazanamaz. Motorlu taşıtlar ulaşılabilir kıldıkları uzaklıkları toplumun çoğunluğu için aynı zamanda ulaşılamaz hale getirmişlerdir.

Sonuçta Illich manipulatif değil, canlı ve şenlikli kurumların yaratılmasını ve insanların insanlarla ve çevreleriyle otonom, yaratıcı ve özerk bir ilişki kurmaları gerektiğini savunur. (Ümit Şahin)

Toplumdaki bütün kurumlar iki grup içinde toplanabilir:

Bunlardan biri “kullanımcı” kurumdur. Bu tür kurumlar daha az belirgin göze az çarpan niteliktedir. Illich bunları arzulanan gelecek için model olarak seçiyor ve “canlı” kurum adı veriyor. Kurumlar yelpazesinin soluna yerleştiriyor. Böylelikle her iki uç arasında kalan kurumların varlığı görülebilir ve tarihsel kurumların toplumsal etkinlikleri desteklemekten üretimi düzenlemeye geçişle nasıl renk değiştirdikleri anlaşılabilir.

En etkili çağdaş kurumlar, yelpazesinin sağında yer almaktadırlar. Yelpazenin diğer ucunda kendiliğinden kullanıma açık oluşlarıyla hemen fark edilen “canlı” kurumlar var. Telefon bağlantıları, posta yolları, metro hatları, toplu pazar yerleri, kanalizasyon sistemi, içme suyu, parklar, kaldırımlar insanın bunu kullanılmasının kendi yararına olup olmadığına kurum tarafından inandırılmak zorunda kalmadan kullanıldığı kurumlardır. Otoyol sistemi uzun yollar için geliştirilmiş bir örgün ağ sistemidir. Bu niteliği ile sistemin, yelpazesinin sol kanadında yer alması gerekir gibi duruyor. Aslında tüm genel amaçlı yollar gerçekten kamu yararınadırlar, otoyolların ise özel kullanımı söz konusudur, bu nedenle maliyetlerin büyük kısmı kamunun sırtına yüklenir. Otoyol gibi okul da, ilk bakışta tüm kullanacak kişilere açıkmış izlenimini verir. İşin aslında okulun hizmet verdikleri, kayıtlarını sürekli yenileyenlerdir.

Illich, öğretmenlerin eğitim biçimlerini de eleştirerek, öğrencilerin öğrenmelerine destek olmak yerine öğrenmeyi daha da güçleştirdiklerini, öğrenciler üzerinde gereksiz bir otorite kurduğunu söylemektedir. Toplumun ise bu yolla köleleştirildiğini, siyasi iradenin yönlendirmesiyle yaşayan, ruhsuz bir toplum oluşturulduğu söylemektedir.

Kitabın girişinde “Okulu bir devlet kurumu olmaktan neden çıkarmalıyız?” sorusuyla kafalarda soru işaretleri uyandırıyor. İlerleyen bölümlerde savlarını açıklayarak varolan sistemin iyileştirilmesi için çözüm önerilerinde de bulunuyor.

Okul, gençleri, düş güçlerinin ve bireyin de içerildiği her şeyin ölçülebilir olduğu bir dünyanın bağımlısı haline getirir.

Okul, öğrencinin gücünün her şeye yetmeyeceği duygusuyla büyümesini, öğretmene aşağılayıcı bir bağlılık duyması gereğiyle birleştiriyor.

Illich öğrencilere bir şey öğretebilmek için, zaman ve istek sağlamak üzere zorlama ya da ödüllendirmede bulunan öğretmenleri beslemek yerine kendi kendini güdüleyen öğrenimi desteklemeliyiz.

Tüm eğitsel programları öğretmen denen huni aracılığı ile öğrencinin kafasına sokmak yerine, kişiye dünya ile yeni ilişkiler kurma olanağı sağlayabiliriz. Okul ile öğrenimi ayırt eden genel özellikleri ele alıp bir çok kişiye yanıt verebilecek dört ana eğitim kurumunu belirledi.

Eğitsel kaynaklar genellikle eğitimcinin müfredata yönelik amacına uygun olarak tanımlanır. Illich tam tersini yapmayı öneriyor, öğrenciye kendi amaçlarını belirleyip bunlara ulaşmasına yardım edecek her türlü kaynağa erişebilmesini sağlayacak dört değişik yaklaşımı tanımayı öneriyor:

1.Eğitsel amaçlara yönelik kaynak hizmetleri: Öğrenim açısından nesneler temel kaynaklardır. Bu açıdan çevrenin niteliği ve insanın çevresiyle ilişkisi kendiliğinden ne kadar öğrenebileceğini belirler. Temel öğrenim ya bilindik nesnelerin özle kullanımını ya da eğitsel amaçlarla yapılmış özel nesnelerin kolay ve güvenilir kullanımını gerektirir. İlkine örnek verecek olursak bir garajda bir makineyi söküp takmak ve işletmek konusundaki özel hakkı gösterebiliriz. İkinci için bir abaküsü, bir bilgisayarı, bir botanik bahçesini ya da üretimden alınarak tümüyle öğrencilere sunulmuş bir makineyi kullanma konusundaki genel hakkı örnek olarak verebiliriz.

2.Beceri değişimi: Bu, birtakım becerileri öğrenmek isteyen kişilerin başvurması için bunları öğretebilecek kişileri adresleriyle birlikte listeler halinde düzenleyip değişime açmak olanağı sağlayacaktır.

3.Eşleme: Bu bir kişinin öğrenmek istediği konuda aynı konuyu araştıracak bir eş bulmak üzere başvuracağı bir iletişim ağıdır.

4.Serbest eğiticilere yönelik kaynak hizmetleri: Belli konularda gönüllü eğitim verebilecek profesyonelleri, ek iş yapanları ve bağımsız girişimcileri tanıtım ve çalışma koşullarıyla gösteren bir kılavuzla bu sağlanabilir.

January 28, 2010 - Posted by | anti-endustriyalizm, anti-otoriter / anarşizan, kooperatifler vb modeller, ozyonetim, sistem karsitligi, somuru / tahakkum

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: