ecotopianetwork

Anarşist Epistemoloji – Pendleton Vandiver

Epistemoloji Nedir?

Aşağı yukarı 200 yıllık politik bir düşünce olarak Anarşizm modern Batı toplumunun bir ürünüdür. Bu, anarşist teorinin altında yatan bir çok varsayımını modern Batı toplumunun altını kazıma, devirme veya yok etme projeleri üzerinde düşünen, diğer sözlerle kendisini anarşist olarak tanımlayan her hangi biri tarafından yapılan şeyi değerli kılar. Anarşizm kendi ötesine işaret eden bir felsefe olduğundan dolayı, anarşist epistemoloji her zaman şüpheli olacaktır. Bu, anarşist hedefin, gördüğüm kadarıyla, anarşizm adında yeni bir politik sistem kurmak olmadığındandır; bunun yerine, amaç anarşiyi yaymaktır. Anarşizm, anarşiyi yaymak için kullanılan bir terimdir ve aslında esas bir anarşist teoriyi gerçekleştirmeyle uğraşan safçıları ve sistematikçileri geri tepme eğiliminde olmaktadır.

Klasik anarşizm gittikçe artarak sorgulanmaktadır çünkü klasik anarşizm kendi içinden çıktığı baskın kültürün bir çok varsayımını kabul etmektedir. Bu nedenden ötürü, klasik anarşizmin çeşitli problemlerinin kökleri epistemolojiktir. Anarşistler, bu gücün çok iyi bir şekilde gelişmesine müsaade eden dokunulmamış tahakküm mekanizmalarını terk ederken politik ve ekonomik gücün süsünü elimine etmekle uğraşan fikirlere karşı eğer tamamen düşman değillerse, çok çok fazla kuşkulu hale gelmektedirler. Endüstriyel sistem artık işçilerin ellerine verilmiş olmayı gerektiren ilerlemenin yumuşak huylu bir motoru olarak görülmüyor. Anarşizm, kısaca, yeşil olmaya başladı, ve bu basit bir şekilde, anarşizmin küresel hale geldiği, yaşamın bütününe hitap ettiği, sadece politik alanla çevrili kalmadığı anlamına gelir, çünkü gizli her hangi bir yerdeki baskıyı terk etmeyi zarar görmeden yapamaz.

Anarko-primitivizm anarşizm içindeki bu eğilimin bir örneğidir. Bu sadece ilkelciler tarafından tanımlanan politik yapılar değil, düşüncenin kategorilerinin ve insan iletişiminin esaslı biçimleridir. Primitivizm baskının kökenlerini teşhis etmekle uğraşan radikal bir eleştiridir. John Zerzan’ın yazıları, özellikle zaman, dil, sayı, sanat ve tarım kategorilerindeki yabancılaşmanın ve sosyal ayrışmanın zannedilen kökenlerini araştırmaktadır.

Primitivist eleştiri çok önemlidir ve yeşil anarşist bir yönlendirmeyle her hangi biri tarafından görmezden gelinemezdir. Hala, primitivist teoride epistemolojinin göz önüne alınmamasından çıktığı görülen bir çok can sıkıcı aykırılıklar vardır. Bu felsefenin savunucuları uygarlığı bütünüyle sorgulama iddiasındadırlar. John Moore tarafından yazılan bir Primitivist Okuma Kitabı anarko-primitivizmi, anarşist perspektiften uygarlığın bütününü eleştiren radikal bir akım olarak tanımlar, onlar hala kendilerini antropolojik verilere dayanan Batı’nın bilimsel söylevi içine koyarlar. Eğer anarko-primitivizm esasen içkin bir eleştiriyse, diğerleriyle tutarsız olduklarını göstermek için uygarlığın metotlarını ve amaçlarını inceliyorlarsa, muhtemelen Batı bilimi tarafından sağlanmakta olan bir perspektife bel bağlayacaktır. Fakat anarko-primitivizm bize uygarlıktan dışarı nasıl çıkacağımızı anlatma iddiasındadır. Yukarıdan aşağıya tanımlanan başka bir gerçek ise, anarko-primitivist teorisyenlerin kafasını neredeyse karıştırdığı görünen yerleşmiş geleneklerin sorgulanmasıdır.

Primitivist bir çok yazıda açığa vurulan uzlaşmaz saflık ve toyluğun yan yana bulunması sarsmakta ve hatta şoke etmektedir. Zerzan’ın Elements of Refusal kitabından bir alıntı bir çok anarko-primitivist eleştiriyi kaplayan kabul edilmemiş ironisinin simgeciliğidir:” Esasen, [ilkel] yaşam tarihsel zamanın gerçeklikte esas olmadığı fakat zorla kabul ettirildiği bir noktanın altında yatan sürekli bir mevcutta yaşanmaktaydı.” 12 sayısının hangi kaynağı gösterdiği önemli değildir. Okuyucuyu bilgilendirdikten sonra bu kanıtlanamaz iddia Zerzan’ın gerektiği gibi ispatladığı bir “gerçektir”! Ki iddia bazı anlamlarda doğru olabilir, itiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmayacağım. Anlatılmak istenen şu ki, tamamıyla bilimsel olmayan, doğrusu bilim karşıtı olan bir duruş, sadece yüzeysel okuyucu için uygun görünebilen bir özen havası ve metodolojik meşruluğun bütün devam etmesini sağlamak için akademik bir elbisede giyilmektedir. Zamanın yabancılaşmanın ilk nedeni olduğu tezi kendi başına üzerinde düşünülmeye değerdir ve doğrusu Zerzan çoğu kez önemli şeyler söyleyen mükemmel bir yazardır. Daha da epistemolojik olarak, kendi metodolojisini ve kendi sonuçlarını kabul ederken uygarlığın varlığıyla eş zamanlı bir biçimde mücadele ederek sıcak sulara giriyor oluyoruz.

Doğrusu, bütün primitivist proje, pisliklerle kalbura çevrilmiş olan safçı bir teorinin talihsiz yükümlülüğünü üzerine almaktadır. Doğayı kültür üzerine cesaretlendirmek için primitivist eğilim saftır çünkü kültürün ister istemez doğayı tanımladığını unutmaktadır. Kültür olmayan her hangi bir şey olarak doğanın tanımı iktidar için her zaman kullanışlı olacaktır çünkü düşmanlarına kendilerini yeniklerle bir tutmaları fırsatını göstermiş ve boyun eğdirmiş olan her şeyi doğayla eşit saymaktadır. Bu bir enayiler oyunudur ve farkında olmadan yapılan sadık karşıtlığın görünüşte çok radikal bir eleştiri etrafında biçimlenebilen gerekli koşulları sağlar. Kendisini tanımladığı gibi uygarlığa top yekun karşı çıkmak, kendisinin olduğunu iddia ettiği her şey üzerindeki hegemonyasını kabul etmektir. Şayet uygarlığı yok etmeyi diliyorsak, uygarlığı kendi terimlerimizle –anarşist epistemolojinin sağlamaya çalıştığı–tanımlamaya da çalışmalıyız.

Primitivistler vagonlarını bir yıldıza bağlamışlardır, ve yöneldikleri yerde şayet görmek istiyorlarsa o yıldızın kaymasına bakmaları onlara yakışı kalmaktadır. Otuz yıl önce, antropolojistler ilkel yaşamın neye benzediğinin çok farklı bir resmini çizmişlerdi; şimdiden otuz yıl öncesine baktığımızda, resim muhtemelen farklı görünmektedir. O taktirde, anarko-primitivizmin bütün sosyal felsefesi aynen değişecektir. Çok radikal olduğu iddiasında bulunan bir eleştiri nasıl karşı olduğunu iddia ettiği aşırı yerleşmiş geleneklerle doğrudan bir samimiyet vasıtasıyla kendisini tehlikeye atabilir? Primitivist teori epistemolojinin sorusuyla karşı karşıya gelmedikçe, anarşizm içinde hayati bir güç olarak kalmayacaktır.

Gerçek bir anarşist epistemoloji neye benzemektedir? Anarşist bir epistemolojinin tutkunun bir epistemolojisi olabileceğini zannediyorum. Bununla, bilginin tamamen araçsallaştırılmasına çabalamamız gerektiğini ima etmiyorum; arzu her zaman her hangi bir fikirden kaynaklanır ve “istediğim şey doğru olandır” diyen bir epistemolojik duruştan hiç hoşlanmam. Basit bir biçimde, anarşistler olarak, ne istediğimizi biliyoruz demek istiyorum; bu bilimsel heveslere ve sosyal kaprislere dayanamaz. Arzularımızın kendisi sosyal olarak inşa edildiği elbette ki mümkün olurken, bu olasılık sayesinde onları hükümsüz kılmak anarşist eleştiriyi alakasız noktaya taşırdı. O nedenle, anarşizmin kabul edilemez olabileceği olmadan temel gerçek ve esaslar olduğunu ileri sürüyorum. Bunlar dünyayla ilgili zorunlu gerçekler değildir, fakat bunlar anarşizmle ilgili gerçeklerdir.

Bütün anarşistler olabildiğince özgürce yaşamak isterler. Bu iki anlama gelebilen bir doğrudur; bir anarşist olmak, bu hedefe sahip olmak için gereklidir. Bu, her hangi başka bir anarşist teorinin anarşist bir teori olmaya başlaması gerektiği temel bir gerçektir. Bu, Özgürlüğün insan varoluşunun bir amacı olduğu gibi zorunlu bir gerçek olduğunu söylemek değildir. Aksine, düşündüğüm şey açıktır ki, uygun bir şekilde anarşist olarak nitelendirilebilen bazı düşünme tarzları olduğunun ve tam olarak sözde olamayanların olduğunun daha ılımlı iddiasıdır. Anarşist düşünce, kendi tanımıyla, esasen özgürlük amacıyla ilgilenmiştir. Elbette ki, bunun pratikteki anlamı oldukça belirsizdir, fakat genel bir amaç olarak bu anarşizme dair değişmez bir doğrudur.

İkincil olarak, anarşi her hangi bir anlamda yeşildir, bizler sürdürülebilir bir hal ve tavır içersinde yaşamak istiyoruz, hem ekolojik hem de toplumsal. Kitlesel ekolojik yıkıma sebep olan kurumlar ve pratikler, şimdiye kadar, insan özgürlüğünü bastırmakla alakası olduğundan beri, bu ikinci ifade birinci ile çatışma durumunda içersinde olmamalıdır, bir durum kendi yaptığı içerisinde ortaya çıkacaktır mantıklı olarak akla uygun olmadığından. Eğer bu olmuşsa, bir anarşistin sürdürülebilirliğin çehresi içersinde özgürlüğü vaaz geçmeye karar verecektir, fakat yapılanda böylece bir anarşist gibi eyleyemeyecektir. Diğer ifadeyle, biri anarşizmi (başlarda yazdığım gibi, politikadır) bir duruma en uygun cevap olarak göz önünde tutmaz olsa bile, savunduğu şeyin anarşi olmadığını onaylamalıdır, eğer mümkün olduğunca özgürce yaşabildiğimiz bir durum yaratamaz ise.

Anarşizm özgürlüğü sürdürülebilirliğin üzerinde değer verdiğinden, ikiyi, birin diğeri ile zıtlaşması olarak görmez. Özgür hayat sürdürülebilir hayat olmalıdır, çünkü özgür bireyler olarak eylemenin, doğal olarak zulmedici olduğu gibi yıkıcı olan kurumlar ile alakası yoktur.

Anarşist epistemoloji için bunun saklı anlamları şöyledir: bilgimizin hangi kaynaktan geldiği önemli değildir, hedeflerimiz bu kaynaklardan veya bu bilgilerden çıkmadı. O nedenle, anarşi Batı antropologlarının bize anlattıkları şey değildir. Örneğin, eğer antropologlar aniden toplayıcı kampların aşırı derecede ataerkil olduklarına karar verirlerse, buna rağmen anarşistler, ataerkilliği içeren anarşi bakış açılarını tekrar gözden geçirmeyeceklerdir. Eğer bunun gibi bir şey olursa, anarko-primitivistler, ya anarko- önekini ya da primitivist sonekini bırakmaya zorlanmış olacaklar, çünkü ataerkillik anarşi ile birbirine uymayan şeylerdir. Bunu biliyoruz, çünkü istediğimizin ne olduğunu biliyoruz. Bu, Arzunun epistemolojisi ile neyi kastettiğimdir. Anlamsız bilgi basitçi bir veridir, ve anlam arzu tarafından şekil verilmiş bilgidir. Bu anlamın tanımı çok önemlidir, çünkü bu benim, başka herhangi bir tanımının otoriter sonuçlara yol açacağı iddiamdır.

Hepimiz bize dünya hakkında bilgi veren çeşitli kaynaklara bel bağlarız. Anarşist bir epistemoloji bilimsel kaynakların geçersiz olduğunu savunmuyor. Bizler bu tip bilgiyi bir araç olarak kusursuz bir biçimde kullanmaya razı olmalıyız. Buna rağmen anarşi eğer tamamen Batı biliminin tarihsel bir evresine ait olan insan yaşamında bir devre bakarak teşhis ediliyorsa, o zaman anarşi sadece uygarlığın değil otuz yıllık uygarlığın belirli bir safhasının entegre bir parçası haline gelir. Bu anarşist düşüncede ciddi bir yanılmadır ve epistemolojiyle bir ilgi yoksunluğuna doğrudan doğruya mal edilebilir.

Arzularımızın ütopyanın önceden paketlenmiş bilimsel bir resmine kanalize edilmesine müsaade edersek, Batı uygarlığı tarafından bize sokak sokak başka bir malı satın aldığımızı tahmin etmemek zordur. Belirli bir tarih öncesi devirle istediğimiz her şeyi tamamen teşhis etmek anarşinin amacını ıskalamaktır ve katıksız bir nostaljiye yenik düşmektir; daha kötüsü, basit bir soyutlama olan bir geçmişin nostaljisidir. Bizler antropolojistler tarafından uydurulmuş olan bir sosyal modeli değil kendi yaşamlarımızı olabildiğince özgürce ve sürdürülebilir bir şekilde yaşamak istiyoruz. Bilgimizin belirli kaynağı her ne olursa olsun, anarşist bir eleştiri, Batı bilimi veya başka bir kurum tarafından yaratılan gündeminin hakimiyetinden sakınmak için anarşist bir epistemolojiye başvurmayı gerektirir.

İleri sürdüğüm anarşist bir epistemoloji için ana-hatlar çok geniştir, hatta belki de belirsizdir. Bunun kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum çünkü bilginin yorumlanması süreci karmaşık olsa da, bizler bunu yaparken kafalarımızda birkaç genel ilkeyi koruyabiliriz. Şayet belirli bir epistemolojik bir teori ortaya atsaydım, bu anarşist bir epistemoloji olmayacaktır. Anarşistler için, bu bilginin tutarlı ve yetki verici olmasına müsaade eden bütün özgürlük arzusunun üzerindedir.

Çeviren : k.u.

http://www.oocities.com/yesilanarsi/yazilar/anarsist_epistemoloji.htm
http://hasat.org/forum/Anarsist_Epistemoloji-k3508.html

August 23, 2010 - Posted by | anti-endustriyalizm, anti-kapitalizm, anti-otoriter / anarşizan

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: