ecotopianetwork

ÇALIŞMA KÖLELİĞİ ÜZERİNE

Tim Righteous

Günden güne erken kalkar ve zahmetle işe gideriz. Onurumuzu yutar ve patronlarca çevrelenmiş varlıklar olmaya tahammül ederiz. Nefret ettiğimiz işlerde ter döküyor ve didiniyoruz, hayatlarımızı harcıyoruz. Bunu neden yaparız? Çünkü yapmalıyız? Çünkü paraya ihtiyacımız var? Veya çünkü başka türlü yaşamayı bilmiyoruz?

Amerikalılar olarak, çok fazla çalışırız. Çoğumuz 18 yaşımızdan başlayarak 60 yaşımıza kadar haftada 40 veya daha fazla saat çalışırız. Amerikalı işçilerin dörtte biri haftada 49 saatten daha fazla çalışır. Sekiz işçiden biri haftada 60 saatten fazla çalışır ve on taneden biri bir işten daha fazla işte çalışır.

Ve daha fazla çalışmaya devam ediyoruz. Amerikalılar 1970’ten beri yıllarına 20 ekstra çalışma günü daha eklediler. Amerikalı fabrika işçileri tek başlarına iş saatleri dışında ortalama yılda 5 hafta çalışırlar. Amerikalılar Fransız ve Almanlardan yılda 2 ay daha fazla çalışırlar. Kaçık olmalıyız.

Bu yoğunlukta çalışmak acayip ve doğal değildir. Tarihin başlangıcından önce binlerce yıl, insanlar avcı-toplayıcı ve basit bahçecilik ile yaşadılar. Toplayıcılık ve avcılık yaşamak için oldukça sakin bir yoldur. Yerli Avustralyalılar gibi modern avcı-toplayıcılar günde dört saatten daha az çalışırlardı. Hatta ormanı terk edip şehirler inşa ettikten sonra bile, hala daha yoğun çalışmıyorduk. Avrupa’da ortaçağ zamanları sırasında, insanlar yılda 120 gün kadar çalıştılar.

Çok fazla çalışmamız için hiçbir neden yoktur. Daha az çalışmamız gerekirken, teknolojideki gelişmeler daha verimli olarak çalışmamıza yardım etti. Bugün, Amerikalı işçiler, 100 yıl öncekinden 10 kat daha fazla verimlidir. Bu şunu ifade eder; bugün 1 saat çalışarak, 1890’da on saat çalışılarak üretilen malları ve bakımı üretiyoruz. Bu ayrıca onda bir çalışabileceğimizi, eskiden insanların yaptıkları gibi sadece yaşabileceğimizi ifade eder. Bu haftada on saat çalışmadan daha az olabilirdi.

Haftada 8 saat çalıştığımızdan bu yana, bütün ekstra üretim nereye gitti? Çoğu kar olarak zenginlerin cebine gitti. Amerika’daki zenginler dünya tarihi boyunca her hangi bir zamanda yaşayan diğer insan gruplarından daha zengindirler. Eğer daha çok ve iyi çalışırsak, patronlarımız bize daha fazla ödeme veya daha az çalışma için herhangi bir yükümlülük altında değillerdir. Hüzünle, bu kapitalizmin nasıl çalıştığıdır. Kapitalizm gerçekten hasta eder, fakat bu, bu broşürün gözleminin ötesindedir. (Kapitalizmin nasıl hasta ettiğine ve bunun hakkında neler yapabiliriz içerikli derin kitaplar sonda listelenmiştir.)

Verimliliğin geri kalanı yaşam standartlarımızı arttırmaya gider. Bizler daha az çalışmaktansa daha fazla satın almayı tercih ettik. Satın aldığımız bazı şeyler  yaşamımızı gerçekten değerini arttırdı. 1890 larda çok az ev su, elektrik veya modern tuvaletler kullanıyordu. Fakat satın aldığımız çoğu şey, büyük arabalar ve renkli TVler gibi tüketici ürünleridir, bunlar kişiye göre eğlenceli, fakat gerçekten ihtiyacımız yoktur. Soru : Neden bu seçimi yaptık? Neden daha az çalışmaktansa bu kadar çöpü satın almayı seçtik?

Yapmadık. Amerikalı şirketler reklam ile beyinlerimizi yıkayarak bu seçimleri bizler için yaptılar. Reklamlar her yerde, daha mutlu, daha iyi görünümlü, hayran uyandıran, saygı duyulan hatta sevilen insanlar olacağımızı söylüyorlar, eğer sadece bu veya şu ürünü satın alırsak. Elbette hepimiz mutluluğu ya da sevgiyi satın alamayacağımızı biliyoruz, fakat yaşamlarımızdaki her parçada reklamların dürtmesi ile. Daha iyi bir hayat satın alabiliriz fikrine teslim olmamak oldukça zor. Er geç hemen hemen herkes ahmaklığa, çalışmanın ve harcamanın tuzağının tüketmesine, çalışma ve harcamaya, üretim ve tüketime teslim olur.

Bu seçimin değeri yüksektir. Çalışma ruhlarımızı tüketir ve özgürlük duygularımızı bastırır. Her gün patronlarımızın kıçlarını öpmek rezil ediyor. En kötüsü aslında etrafa itilmiş olmaya alıştığımızda. İnsan varlığı hür şahıslarımızın gelişimi için özgür olmaya ihtiyacı var. Daha fazla çalıştığımız, özgür insanlar gibi daha az düşündüğümüz ve köpekler gibi daha az düşündüğümüz: ahmak ve söz dinleyen.

Ailelerimiz ve arkadaşlarımızla olmak, seyahat etmek, aşk yapmak, bira içmek, resim yapmak, yazmak, okumak, müzik dinlemek, güzel yemek yapmak ve yemek vs. gibi daha güzel şeylerden zamanı alır. Bunlar hayatı zengin ve ilgi çekici yapıcı şeylerdir. Çalışmak hayatı sıkıcı, kısa ve gri yapar.

Çalışma ayrıca bizi öldürüyor. Yirmi beş bin Amerikan işçisi her yıl işlerinde öldürülüyor. İki milyondan daha fazlası sakatlanıyor ve 25 milyonu yaralanmaktadır. Bu sayılar, bir çoğunun işte veya işten yolculuk ederken her yıl araba kazalarında ölen 50 bin Amerikalıyı içermiyor.

En sonunda, yaptığımız yoldaki nesneleri tüketmeyi sürdürmeye bütçelerimiz müsait değil. Amerikalılar sadece dünya nüfusunun %5’ini oluştururken, dünya kaynaklarının ve enerjisinin %25’ini tüketmektedirler. Gelecekte bu kaynaklar tükeneceklerdir. Yüksek-üretim endüstrilerimiz gök yüzünü ve suyu duman ve çamur ile kaplıyor. Havadaki dumanın çoğu çalışmaya arabalarda giden insanlardan gelmektedir. Tüketim alışkanlıklarımız dünyayı harap ediyor.

Kaynakların ülkemizdeki akışını tutmak için, dünyanın geri kalanını (ve bir çok fakir Amerikalıyı) kirli işlerimizi yapmak için zorluyoruz. Meksika ve Güney Afrika gibi yerlerde yaşatan fakir insanlar bütün gün fabrikalarda ve madenlerde elbiselerimizi yapmak ve evlerimizi ısıtmak için daha ucuza kumaş ve kömür elde edebilmemiz için ter dökmektedir. Dünya genelindeki ortalama gelir kişi başına yılda $2000. Ortalama Amerikalı dünyanın en fakir yarısının maaşının 65 katını almaktadır. Eğer daha az çalışmayı ve tüketmeyi öğrenebilseydik, bu fakir insanlar bizler için çalışmak için daha az zaman harcamış olurlardı, ve kendilerini besleme ve barınma için daha fazla zamanları olurdu.

Eğer özgür olmak istiyorsak, Eğer gerçekten kendi hayatlarımızı yaşamak istiyorsak, Eğer sağlıklı bir gezegen üzerinde yaşamak istiyorsak, eğer dünyadaki sömürü ve acıya son vermek istiyorsak, daha az çalışmayı öğrenmek zorundayız.

Fakat daha az çalışırsam, açlıktan ölmez miyim?

Çoğu Amerikalının bütün zaman çalışmayı kestikleri zaman, yiyecek ve kira masraflarını karşılayamayacakları gibi korkuları vardır. Hile daha az nasıl harcayacağımızı öğrenerek daha az nasıl çalışacağımızı öğrenmektir. Ucuz yaşamak acı ve açlık anlamına gelmemektedir. Ucuz yaşayabilir ve aynı zamanda rahat, bereketli bir hayattan zevk alabilirsiniz.

Fakat işimden hoşlanıyorum.

Daha iyi işe sahip olan veya hoşlandıkları şeyleri yaptıkları işlerde çalışan bazı şanslı insanlar vardır. Eğer bu insanlardan biriysen, kendine sormak şöyle sormak zorundasın: İşinden gerçekten hoşlanıyor musun, veya sadece çoğu insana göre işsiz olmaktan mı nefret ediyorsun? Eğer bir seçim yapsaydın, işinde haftada 40 saat çalışmak ister miydin? Hatta seks bile haftada 40 saat, yılda 50 hafta süre geldikten sonra sıkıcı olacaktır. Çalışma her hangi bir şeyi bozabilir. Çoğu insan bahçeciliği sever, fakat çiftlik işçiliği sıcak ve sırt ağrıtır. Yemek pişirme eğlenceli olabilir, fakat aşçı olarak yoğun bir restoranda çalışmak cehennemdir. Eğer işinden şu an hoşlanıyorsan, daha az çalıştığın zamanda işini seveceksindir.

Eğer çalışmazsan, ne yapacağım?

Az çalışmak yaratıcı olmayacağın anlamına gelmez. Bahçeciliği ele alalım. Bahçecilik ödemez. Bahçecilikten ödeme yapmak için, çiftçi gibi çalışmak zorundasın. Fakat yaşayabilecek kadar, bir çok sebzeyi basitçe bahçende çalışarak yetiştirebilirsin. Neden çalışmak?

Eğer zamanınız varsa hayat bir maceradır. Dünyada yapılabilecek bir çok şey vardır, bir insan muhtemelen bunların hepsini yapamayabilir. Üzücü: işlerimizde çok fazla dalıyoruz, eve döndüğümüzde, TV izlemekten başka kendimiz ile yapabilecek daha iyi bir şey düşünemiyoruz. Zombi köle olma – işini bırak!


UCUZ YAŞAMAK – AZ ÇALIŞMAK

Yarı zamanlı işte çalışmaya becerikli olmayı ve haftada sadece 20, 15, hatta 10 saat çalışmayı hayal et. Burada ve orada fırlatılmış küçük işler ile hayat bir hafta sonu uzunluğunda olabilirdi. Her gün uyuyabilirdin. Uzun seyahatlere çıkabilir, dünyayı gezebilirdin. Ciddi bir hobiyle uğraşabilir veya geciktirmeye zorladığın bir planda zaman harcayabilirdin. Bu şekilde yaşabilirsin – sadece akıllı, biraz kurnaz olmalısın ve nasıl çok ucuza yaşanabileceğini öğrenmelisin.

Ucuz yaşamak için iki ana taktik vardır. İlk taktik basittir: asla tam ücret ödeme. Yeni olduklarında nesnelerin nasıl bu kadar pahalı oldukları hayret vericidir. Bu tamamen reklamın gücü, çalışma ve harcama döngüsü, üretim ve tüketim ‘i hatıra getirir. Reklam bize yenin her zaman daha iyi olduğuna ikna etmektedir. Yeni daha iyi değildir – sadece daha pahalıdır. Şimdi bildiğiniz üzere, bu tuzağa düşmemelisiniz.

Şehrinizde en iyi kullanılmış eşyaları nereden bulabileceğinizi öğrenin. Kullanılmış elbise ve kullanılmış kitap dükkanları nerede? Kullanılmış bir bisikleti nereden alabilirsiniz? Çoğu büyük kasaba ve kentlerin istekleri tahsis eden haftalık dergileri bulunmaktadır. Bunlar önemlidir: hemen hemen her şeyi bulabilirsiniz, ve mal sahibinden aldığınızdan dolayı, satış vergisi yoktur. Cimri olun. Ucuz piç olun. Yardım edebilirseniz fazladan bir penny bırakmayın.

Hayret uyandıracak kadar bedava eşya elde edebilirsiniz. Her gün yanı başınızdaki süper markette, ürünün az hasarlı olmasından veya fazla olgunlaşmış ve olgunlaşmamış olmasında dolayı kilolarca ürün atılmaktadır. Geri zekalı Amerikalı tüketiciler mükemmel olmadıkları sürece meyve ve sebzeleri satın almazlar, böylece bütün bu iyi maddeler çantalara konur ve marketin arkasındaki konteynırlara atılırlar. Eğer çantayı elde ederseniz, bütün bu mükemmel iyi yiyecekler ücretsiz sizindir.

Konteynır dalgıçlığı denemek zordur, fakat gerçekten düşünebildiğiniz kadar büyük değildir. Konteynırların içersindekilerin çoğu kokuşmuş, çürümüş yiyecekler değildir – sarılmış ve paketlenmiştir (tüketici kültürümüzün diğer dev israfı). Konteynırın içersinde bulduğunuz herhangi şey ücretsiz sizindir. İşe zahmetle giden zombilere güldüğünüz gibi bu ücretsiz hazineleri elde edin, eğer bir kuralla yaşarsanız, onu şu yapın: asla tam ücret ödeme.

Ucuz yaşamak için ikinci ana başlık geniş bir arkadaş grubu ile yaşamaktır, 6 dan 12 ye. Geniş insan grubu kişi başına yalnız yaşayan bir insandan daha az para harcamaktadır. Ekonomistler bu gerçeği “taksimatın ekonomisi” olarak adlandırırlar. Örneğin, büyük bir apartman kiralamak küçük apartman grubu kiralamaktan daha ucuzdur. Grup olarak yiyecek satın almakta ayrıca daha az pahalıdır. Ekonomik boy yiyecek paketleri alabilirsiniz veya gerçekten para kurtarabilirsiniz ve kooperatif süpermarketlerinden veya ıskonto dükkanlarından alışveriş yapabilirsiniz.

Grup halinde yaşamak ucuzdur çünkü kaynakları paylaşırsınız. Grubunuzdan birine iyi ücretli bir yarı zamanlı iş bulmasını söyleyin. Kira için beraber çalışabilir. Diğer bir arkadaş iyi ücreti olmayan bir restoranda çalışabilir fakat eve grup için biraz yiyecek getirebilir. Üçüncü arkadaşın grubun kullanabileceği bir arabası olabilir. Herkesin grup ile paylaşması için aynı miktarda kaynağa sahip olmayacaktır, fakat herkes yapabileceği bir şeye girişebilir, sonunda hepsi ortada olacaktır.

Grupta yaşamanın bir diğer önemli avantajı ise güvenliktir. Bu galiba arkadaş kabilesi ile yaşamanın en önemli nedenidir. Çoğu insan için, para onların güvenliğidir. Eğer hasta olur ve işlerini kaybederlerse, kurtulmalarına yardım edecek kadar paraları vardır. Az çalışma daha az para yapma ve genelde daha az para biriktirme anlamına gelir. Eğer işinizi kaybederseniz veya bacağınız kırılırsa sizle dayanışacak ve size bakacak arkadaşlarınızın olduğunu bilmek güzeldir. İyi bir düşük-çalışma kabilesinde yaşamanın en iyi parçası “birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” ruhudur.

Öyleyse bu broşürü arkadaşlarına göster ve her hangi birinin ilgilenip ilgilenmediğine bak. Eğer ilk başta çok fazla insan bulmazsan, çok fazla endişelenme. Hatta üç ve dört insan yalnız başına yaşayan tek insandan daha az para ile yaşayabilirler. Daha sonra, ne kadar eğlendiğinizi gördüklerinde çok daha fazla insan size katılmak isteyecektir.

Grubunuzu oluşturduğunuzda, biraz bira ile hep birlikte oturun ve planlarınızdan ve diğerlerinden ne beklediğinizi konuşun. Diğer insanlarla yaşamak her zaman kolay değildir. Nesneleri paylaşmak, özellikle para, güç olabilir. Her hafta oturup (daha fazla bira ile) konuşmaktan emin olun. Uysal ve iyi kafalı olun ve gerçekleşen her hangi problemi çözmek için müktedir olun. Eğer sorunlar gerçekten ağır ise, beklide kabile size hitap etmiyordur. Her zaman ayrılabilir ve yeni bir grupta başlayabilirsiniz. Bunda utanılacak bir şey yok.

İki ana taktiği ilaveten (asla tam ücret ödeme ve gruplarda yaşa), az-çalışma yaşam tarzını planlarken aklında tutmak isteyeceğin daha başka tavsiyeler:

a) Vejetaryen ol. Et iğrenç, sağlıksız ve kötüdür, fakat bunların hepsinin ötesinde, et gerçekten pahalıdır. Et yiyenler vejetaryenlerden iki-üç kat daha fazla parayı yemek için harcarlar. Eğer vejetaryen pişirmeyi ve yemeği öğrenirsen, para kurtarabilirsin. Başlangıç için sana yardımcı olabilecek yemek kitabı sonda listelenmiştir.

b) Kendini veya herhangi birisini gebe bırakma. Çocuk pahalı ve zaman harcayıcıdır. Tam zamanlı çalışan anneler faturaları ödemek için çalıştıkları 40 saatin üzerine çocukları için ortalama 45 saat daha uğraş için zaman harcarlar. Eğer ucuz doğum kontrole ihtiyacınız varsa, hemen hemen her kentte sarı sayfalarda bulabileceğiniz “Planned Parenthood” güvenilir bir organizasyondur. Eğer gerçekten çocuk sahibi olmak istiyorsanız, sadece bir tane yapın. 18 yılınızı bir güzel çocuğu refah içinde büyütmek ve şımartmak için harcayabilirsiniz ve hala az çalışmaya bütçeniz yeterli olabilir. İlkinden sonra her yaptığınız çocuk, ucuz yaşamayı daha zor hale getirecektir.

Eğer çocuk sahibi olursanız, büyük bir grupta yaşamak önemli olacaktır. Grupta yaşamak ev işlerini azaltır. Bu çocuklarınız olmamasına rağmen, arkadaş grubunuz ile yaşamak için diğer iyi bir nedendir. Bir veya iki kişi için yemek pişirmekten, on kişi için yemek pişirmek biraz daha uzun zaman alır. Eğer yedi arkadaş yemek pişirmeyi paylaşıyorsanız, her kişi sadece haftada bir kez akşam yemeği pişirmek zorundadır. Ayrıca ev temizliği ve (en önemlisi) çocuk bakımını paylaşabilirsiniz. Grup dışında yaşamak, ailelerin yeteri kadar az çalışarak ucuz yaşaması zordur.

c) Lisede öğrendiğiniz her şeyi unutun. Lise berbattır. Sınıflar çok büyüktür ve öğretmenler ücretlidirler. Sınıftaki 25, 30 veya 40 çocuk ile öğretmenlerinizin aslında hiçbir zaman öğretebildiğine imkan yoktur. Yapabildikleri en iyisi seni iyi bir çalışan olmak için yetiştirmektir. Dakik ol. Sessiz ol. Sana söyleneni yap. Cevap verme. Öğretmenler patronlar gibi davranır ve robot olmayı öğrenirsin – itaatkar ve kalın kafalı. Unut. Hepsini Unut.

d) Üniversiteye gitmeyi iyice düşünün. Hemen hemen hiç kimse bugünlerde üniversite için bütçeleri uygun değil, öyleyse çoğu insan borçları çıkartmak zorundadır. Üniversiteye gitmek mezun olduktan sonra yüksek ücretli iş anlamına geldiği alışıldıktır. Hüzünle, yüksek ücretli işler artık pek kalmadılar. Çoğu üniversite mezunu burgerlerini küstahça bitirirken kalanlarımız ile masaları beslemekteler. Fakat üniversiteleri atlayan bizlerden farklı, bu fakir üniversite mezunları ödemek için anormal borçlara sahiptir.

Liseden sonra bir süre beklemek ve neler olacağını görmek üzerine düşün. Dört yılda neler yapmak istediğini kim bilebilir. Daha sonra her zaman üniversiteye gidebilirsin. Eğer gerçekten üniversiteye gitmek istiyorsan, yerel üniversiteler devlet veya özel üniversitelerden daha ucuzdur. Eğer sevk edildiysen, süslü özel üniversitelerde aldığın gibi iyi bir eğitimi yerel üniversitelerde de  alabilirsin, ücretin bir parçası ile (hatırla: asla tam ücret ödeme). Eğer zaten üniversiteye gitmiş ve kafanda çalan borç zilleri varsa, en iyi bahsin şimdi ucuz yaşamaya başlamaktır, fakat tam zamanlı çalışmaya devam et ki mümkün olan en hızlı şekilde bu borçlarını ödeyebilesin. Okul borçları seni düşündürürken ucuz yaşamak ve az çalışmak hemen hemen imkansızdır.

e) Asla yönetim işini kabul etme. Yönetim işi yarı zamanlı olsa bile, daha fazla çalışmayı bırakacaksın. Yarı zamanlı işi asistan yönetici işi için bırakmak tam zamanlı çalışmayı elde etmek için sinsi bir yoldur. Ayrıca, zaten kim bir sik-kafalı asistan yönetici olmak ister?

f) Araba satın alma. Arabalar pahalı ve büyük şehir ve kasabalarda çoğunlukla kullanışsızdır. Aracın kendi fiyatı üzerinde, maliye masrafları, kayıt, benzin, tamir ve en büyüğü, sigortası vardır. Bisiklet temin et, halk taşımacılığını kullan, fakat araba satın alma. Eğer bir grupta yaşıyorsanız, yol gezintilerinde ve alışverişte kullanmak için bir araba bulundurmak isteyebilirsiniz. O takdirde benzin ve sigorta masrafını paylaşabilirsiniz, ve çok pahalı olmayacaktır.

g) “The Blitz”. Az çalışan çoğu insan, yarı zamanlı çalışır, fakat yarı zamanlı işler çoğunlukla kötü işlerdir ve iyi ödemezler. Bazı akıllı az-çalışıcılar tam zamanlı işlerde kısa süreli çalışarak bu problemin üstesinden gelmektedirler. Bu “Blitzers” iyi ücretli tam zamanlı işlerde birkaç ay çalışırlar, bütün bu süre boyunca ucuz yaşarlar ve para biriktirirler. Sonra, iyi miktarda birikmiş paraları olduğunda, işten ayrılırlar ve biriktirdikleri para ile mümkün olduğunca uzun süre yaşarlar. “The Blitz” tam zamanlı çalışmanın bütün karının mahsulünü toplamak ve hala az çalışmak için iyi bir yoldur.

h) Gevşe. Bu sürpriz olarak gelebilir, fakat az çalışmak başta stresli olabilir. Sürekli bir maaş olmadan yaşamak kafanızı karıştırabilir. Değişikliği yalnız yapmayı denemeyin. İşte çalışan arkadaşlarınız ile bunları tartışın. Arkadaşlarınızla dayanın. Arkadaşlar idare eder! Eğer dengenizi bulmak için tam zamanlı bir işe kısa süreliğine geri dönmeniz gerekirse, bu başarısızlık değildir. Sadece hazır hissettiğiniz tekrar işinizden ayrılın.


EN YÜKSEK MEVKİYE ULAŞMA: SIFIR ÇALIŞMA

Bir süre az çalıştıktan sonra, gerçekten ekstra serbest zamandan haz almaya başlayacaksınız. Kendinizi her zaman çalışmayı istemeyerek bulabilirsiniz. (Sizi kim ayıplayabilirdi?) eğer durum bu ise, en yüksek dereceye ulaşabilir ve kolaylıkla çalışmayı bırakabilirsiniz. Burada sıfır çalışmanın yapılabileceğini söylemekten başka taktiklerini tartışabilecek yeterli boş alan yok. Sıfır çalışma kabileleri ucuz yaşama taktiklerini ve bir yerlere yerleşme (terkedilmiş binalarda ücretsiz yaşama), dükkanlardan yiyecek hırsızlığı, yiyecek temin etmek için uğraşmak ve gerçekten parasız bir şekilde yaşamak için gelişmiş konteynır dalgıçlığı tekniklerini kullanma tavsiyelerini birleştirmekteler. Kentinizdeki az çalışma sahnesinde yer aldıktan sonra, size hileleri göstererek sıfır çalışma uzmanları ile beklide karşılaşacaksınız. Az çalışmak güzel fakat hiç çalışmamak süperdir.

Az çalışma hakkında öğrenecek çok şey var, fakat bu size başlangıcı sağlayacak bereketli bilgiler olabilecektir. Yaşadığın gibi, kendi taktiklerini ve hilelerini elde edeceksin. Bu kısa broşürde yer almayanlar aşağıda listelenmiş kitaplarda bulunabilir. Bunlar güzel kitaplar. Bazı başlıklar bulunması zor olabilir. Yerel kütüphanenizden kiralamayı deneyin veya direk olarak yayımcıdan ısmarlayın. Sözleri yayın ve eğlenin.

Çeviren : Elfun

http://www.oocities.com/yesilanarsi/yazilar/calismak_boktandir.htm

August 23, 2010 - Posted by | anti-kapitalizm, isyan, sistem karsitligi

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: