ecotopianetwork

Tarım ve Çeşitlilik: Biyosferler arasındaki karşıtlık – Benjamin Shender

Yazının orjinali :
https://ecotopianetwork.wordpress.com/2010/06/24/agriculture-and-diversity-antagonism-amongst-the-biospheres-benjamin-shender/

Tarım kaynakları kullanır. Basitçe budur. Tarım insanların yaşamlarını sürdürebilmeleriyle kaynakların besin enerjisi içersinde dönüştürülmesi metotudur. Bunu elde etmek için tarımın kullandığı iki çeşit kaynak vardır: solar enerji ve dünyada bulunan kimyasallar. Bu kaynakların her ikisi de sonunda oldukça sınırlıdır. Dünyadaki kaynakların sayısını
arttırmak için yeni yollar bulmuştuk, özellikle derinlemesine tartışılmış olan petrolün kullanımıyla. Ancak güneş enerjisi de sınırlıdır. Gerçekten, yıllık temelde Dünyaya gelen solar enerji miktarı nadiren değişmez, bunun gibi yıllık sabit bir enerji girdisi olarak solar enerjiden bahsedebiliriz.

Tarım insanlığın ana besin kaynağı ve nüfus besin stoğunun bir fonksiyonu olduğundan bu yana (Tez 4’e bakın). Kolayca insanların güneş enerjisinden yapıldığını iddia edebiliriz. İnsan nüfusu şuanda artmaya devam ettikçe, bu şunu açıklar: Dünyanın yıllık güneş enerjisi stoğunun şimdiye kadar artan oranı, insanlara ve besin olarak insanların kullanımının çoğunluğu olan bazı türlere paylaştırılmış oluyor (Besinin Kilitlerini Açmak ve İnsanlar Neden Açlıktan Ölüyor’a bakın). Bunun gibi bu enerjinin şimdiye kadar azalan oranı diğer türlere uygundur. Bu azalma tarım ve diğer
pratikler tarafından çölleştirilen toprak miktarı, ve yollar ve şehirler için asfaltlanan toprak miktarı ile karşılaştırıldığında, rahatsız edici bir doku gelişir.

Konunun talihsiz gerçeği insanların fizik kanunlarına müstesna olmadıklarıdır. Termodinamiğin enerjinin korunumuna ilişkin ilk kanununa göre evrenin toplam enerjisi sabittir, enerji yanlızca formunu değiştirir. Bunun gibi, insanlar genişlemeye devam ettikçe, bir zamanlar diğer türler tarafından kullanılmış güneş enerjisini kendi kullanımımız için yeniden tahsis ediyoruz. Bu diğer türlerin yok olmasında farkına varılacak büyüklükte bir artışa sebep oluyor, ve bu
türler öldükçe, çeşitlilik kayboluyor. Bu tarımı dünyadaki çeşitliliğin önde gelen yok edicilerinden biri yapar. Birçoğu bununla bir problem göremeyecekken, bu yalnızca kendi dar-bakışlarından dolayıdır. Omnivore olarak insanın pozisyonu farklı besin stoklarından yaşamamız için bizi oldukça uyarlanabilir kılar, fakat birçok farklı besin stoğunun dışında yaşayamayacağımız konu dışıdır. Dünyanın şuanki nüfusu yalnızca buğday, pirinç, çavdar ve arpa dağıtımı boyunca korunmaktadır. Hububatlar. Nüfusla çok sıkıca alakalı bu bitkilersiz mevcut nüfusumuza ulaşılamaz. Ve
onlarsız nüfusu korumak imkansız olacaktır. Diğer hiçbir besin yoğun olarak yetiştirilemez, bize kilogram başına bu kadar çok enerji veremez, veya böyle tamamen evcilleştirilmiş olamaz. Herhangi canlı şeyler kadar bu taneler de birçok farklı böcek, bakteri ve diğer türlere güvenendir. Bu türlerin yanlış bir kombinasyonun nesli tükenirse, hububatın ki de tükenir. Bu şuan olasılık dışı gözükebilirken, nesli tükenen türlerin sayısının “anahtar” türlerin tükenme olasılığını artırdığı gibi, ölümlerini de kesinlik noktasına arttırdığı üzerine dikkat çekilmiş olmalıdır. Bu tarımda ve insan türünün çoğunluğunda açık basamak tepkimeye sahip olacaktır.

Özetle:
Tarım hayatta kalmaları için dar kategorideki bitkilere güvenen kalabalık insan nüfusuna sebep olur. Bu ekstra nüfus diğer türlerin pahasına var olur. Bu diğer türlerin bir çoğunun nesli tükenir. Nesli tükenen türlerin sayısı arttıkça, daha önce bahsedilmiş bitkilerin neslinin tükenmesine sebep olan basamak reaksiyon olasılığı artar. Bu yüzden: X miktarda zaman sonra tarım kendisini öldürmek eğilimdedir.

Bu kesinlikle insanın oldukça geniş yüzdesinin öleceği anlamasına gelecekse de, insanın muhakkak neslininin tükenmesi anlamına gelmeyecektir. Omnivore’lar çeşitli besinlerden beslenme avantajına sahiptirler; ancak, hububatlar omnivore değildir.

Çeviren : Elfun
http://hasat.org/forum/Tarim_ve_Cesitlilik__Biyosferler_arasindaki_dusmanlik-k6787.html
http://yabanil.net/

August 23, 2010 - Posted by | anti-endustriyalizm, anti-kapitalizm, tarim gida GDO, türcülük, doğa / hayvan özgürlüğü

No comments yet.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: